Saat gecenin ikisi olmuş
Ve ben hala oturuyorum
Perdeyi hafifçe aralayıp
Dalgın, dalgın sağa sola bakıyorum
Sokak lambasının çevresinde uçuşan sinekler
Bir görünüp bir kaybolan yarasalar
Sıkıntımı ne bitirdin ne de dindirdin
Sevdiklerimi sinir atına bindirdin
Vallahi puanımı sıfıra indirdin
Sus artık sus ey dilim
Kalmadı hiç bu işin şakası
Başımı koyar koymaz yastığa
Dalar giderim karanlık boşluğa
Bir çırpıda ulaşırım
Beynime kazınan
Yüreğime yazılan
Aşk diyarı Konya ya
Hiç bahane arama boşa
Çekip gittin koşa koşa
Sürme istersen yokuşa
Gittiğin gibi döneceksin
Bitecek o kibirli bakış
Bu dünya olmuş menfaat dünyası
İnsanlık ölmüşte tutuluyor yası
Sağ gözün sol göze yok faydası
Tırnağın varsa eğer başını kaşı
Geçirince iki mübarek bayramı
Biti kanlananlar azıp şaşırmasın
Düşmanı tükürüğümüzle boğarız biz
Hiç kimse sabrımızı taşırmasın
Düşmanı tükürüğümüzle boğarız biz
Bıçak kemiğe dayanmaya görsün
İçimizdeki aslan uyanmaya görsün
Kurda kuzu teslim eder gibi
Oralarda koyup geldim seni
Ne halin varsa gör der gibi
Oralarda koyup geldim seni
Kara zindanlara atarcasına
Günler ay aylar yıl oldu sanki bana
Özlemin hançer gibi saplandı cana
Elbet bir gün kavuşacağım sana
Şu çaresizlik var ya öldürüyor beni
Yana yana tanınmaz hale geldim
Besmelesiz yatıp kalkmanın
Hile hurda ile alıp satmanın
Yapılan iyiliği başa kakmanın
Olur mu tadı olur mu sence
Tuzsuz yemeğin çorbanın
Soktum başımı derde
İndi gözlerime perde
Bir gün ıssız bir yerde
Ölürsem gelme yanıma
Boşa geçti ömür zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!