Başkalarının sözüyle sevdiğini kıran kadın,
Kendi sesini susturduğunun farkında değil.
Kulak verdiği fısıltılar yabancı,
Ama kırılan kalp en yakını.
Bir bakışa sığacak gerçeği,
Baykuşlar bayram etsin ayrılığımıza,
Geceyi çağırdım adınla birlikte.
Sokak lambaları titrek bir dua gibi,
Gölgem senden uzun, sensizliğim benden büyük.
Bir rüzgâr geçti kalbimin avlusundan,
Beni gören deli diyor,
Sokaklarda adını sayıklıyorum.
Rüzgâr saçlarımı savurdukça
Senin ellerin sanıyorum.
Beni gören deli diyor,
Ben ölünce kalbim eşim Selda’ya emanet,
Kırık yerlerinden tanır beni zaten.
Bir susuşum kalır avuçlarında,
Bir de adını söylerken titreyen yanım.
Ben ölünce,
Bir gülüşü vardı, sabahı uyandıran,
Karanlığın omzuna güneş konduran.
Bir gülüşü vardı, içime dokunan,
Adımı kalbimin en derinine yazan.
Bir gülüşü vardı, masum ve derin,
Bozkırın rüzgârı sert eser,
Taş sabrı öğretir insana.
Sivas’ta güneş ağır doğar,
Ama bir doğdu mu, içini ısıtır adamın.
Kızılırmak gibi sessiz akar ömür,
Bir yar sevdim Zonguldak’tan,
Kömür karası gözleri vardı.
Dalgalar vururdu suskunluğuna,
Kalbi liman kadar yorgundu.
Bir yar sevdim Zonguldak’tan,
Biten aşkımız mı, yoksa biz mi
Aynı cümlede susmayı seçtik?
Sevgi duruyordu belki yerinde,
Biz yorgun düştük, konuşmayı unuttuk.
Ellerimiz hâlâ tanıdık birbirine,
Denizde sürüklenen gemi gibiyim,
Ne pusulam sağlam ne yıldızım net.
Dalgalar sorar nereye diye,
Cevabım yok, sadece susarım.
Kıyılar geçer gözlerimin önünden,
Boz kırın bağrından çıkmış bir âşığım,
Yel değmiş yüzüm, güneş kavurmuş tenimi.
Toprağın kokusunu taşırım sazımda,
Yar diye inler her titreyen telim.
Göğsümde rüzgârın uğultusu saklı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!