Abdullah Uludağ Şiirleri - Şair Abdullah ...

Abdullah Uludağ

Başkalarının sözüyle sevdiğini kıran kadın,
Kendi sesini susturduğunun farkında değil.
Kulak verdiği fısıltılar yabancı,
Ama kırılan kalp en yakını.

Bir bakışa sığacak gerçeği,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Baykuşlar bayram etsin ayrılığımıza,
Geceyi çağırdım adınla birlikte.
Sokak lambaları titrek bir dua gibi,
Gölgem senden uzun, sensizliğim benden büyük.

Bir rüzgâr geçti kalbimin avlusundan,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Beni gören deli diyor,
Sokaklarda adını sayıklıyorum.
Rüzgâr saçlarımı savurdukça
Senin ellerin sanıyorum.

Beni gören deli diyor,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Ben ölünce kalbim eşim Selda’ya emanet,
Kırık yerlerinden tanır beni zaten.
Bir susuşum kalır avuçlarında,
Bir de adını söylerken titreyen yanım.

Ben ölünce,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Bir gülüşü vardı, sabahı uyandıran,
Karanlığın omzuna güneş konduran.
Bir gülüşü vardı, içime dokunan,
Adımı kalbimin en derinine yazan.

Bir gülüşü vardı, masum ve derin,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Bozkırın rüzgârı sert eser,
Taş sabrı öğretir insana.
Sivas’ta güneş ağır doğar,
Ama bir doğdu mu, içini ısıtır adamın.

Kızılırmak gibi sessiz akar ömür,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Bir yar sevdim Zonguldak’tan,
Kömür karası gözleri vardı.
Dalgalar vururdu suskunluğuna,
Kalbi liman kadar yorgundu.

Bir yar sevdim Zonguldak’tan,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Biten aşkımız mı, yoksa biz mi
Aynı cümlede susmayı seçtik?
Sevgi duruyordu belki yerinde,
Biz yorgun düştük, konuşmayı unuttuk.

Ellerimiz hâlâ tanıdık birbirine,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Denizde sürüklenen gemi gibiyim,
Ne pusulam sağlam ne yıldızım net.
Dalgalar sorar nereye diye,
Cevabım yok, sadece susarım.

Kıyılar geçer gözlerimin önünden,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Boz kırın bağrından çıkmış bir âşığım,
Yel değmiş yüzüm, güneş kavurmuş tenimi.
Toprağın kokusunu taşırım sazımda,
Yar diye inler her titreyen telim.

Göğsümde rüzgârın uğultusu saklı,

Devamını Oku