Hafızana doldurup; binler Hadis ve Ayet;
Ehl-i ilmin indine, oldun ehl-i dirayet.
Öğrendiğin şeylere, etmez isen riayet;
Lütfen onu ellere, etme nefsim rivayet!
Ey dünyalık devşiren; halin nice bir haldir?
Zira akil bir kula; böyle tavır muhaldir!
Kar istersen geç ondan ve bekaya dön yüzü!
Bil ki fazla mal meta; ahiret de vebaldir!
Birçok bahtsız baba gibi, oldum ben de dert babası!
Nankör çıktı çocuklarım; olamadım mert babası!
Belki birer merd-i zaman, olacaktı evlat, ayal;
Demeseydi anneleri; çocukların sert babası!
Bir tuhaflık var sende!
Derdin neyse de kızım?
Yok, bir şeyim desen de;
Gönlün tasada kızım!
Sırf dildeyse diyanet;
Kindara bak kindara!
Neler kusar dindara
Dindar sessiz kaldıkça;
Yükseliyor çok nara.
Dindara bak dindara(!)
Bir söz atmış ortaya,dinde cahil bir kişi!
Düşmüş onun peşine, hak zanneden bin kişi!
Der-hatır Müslüman! Ne diyordu o kişi?
Kabir denen durakta, bitirmişti gidişi(!)
Ne haddine bir mahlûkun Haliklık?
Küfre girer kim der ise; “ene-l Hak”!
Görevimi aciz kulun maliklik?
Abid olan demelidir; “mine-l Hak”
Hakkın kulu nasıl İlah sayılır?
Hak deyince, meclislerden kovdular
Israr ettim, tekme tokat dövdüler
Na-hak dedim, metihlerle övdüler
Aman Rabbim, medet eyle halime!
Sensin bize, dürüstlüğü buyuran!
Fırsat ayı dedi ya; kürsülerde vaizler;
Parsacılar çoğaldı, gufran ayı gelende.
Farz ve vacip yerine, konulunca caizler;
Vesveseye açtı yol, bu garabet bilende!
Madem şiir şuurdur; onunla doldur onu!
Yoksa mizan başında, hesap eyle sen sonu!
Herkes bir şey yazar da; şiir denmez adına;
Tüm beşere iyilik, içermeli bir konu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!