Bu ne haldir ey ozan?
Ne şuur var ne izan!
Ettirmeden su-i zan;
Kendine gel kendine;
Rücu eyle sen dine!
Nefis misin gönül mü? Her kim isen doğru dur!
Çok aşarsan haddini, ceza yağar başına!
Sanma senin her arzun, yerindedir doğrudur!
Verilene şükret de; hiç sızlanma boşuna!
Hiç saydın mı kaç türlü, nimet vermiş yaratan?
İnsan ömrü çok kısa;
Fırsatlarsa gayet az.
Böyle iken hak yasa;
Tövbe için etme naz!
Kandil bunlardan biri!
Sen, sen ol da ey beşer;
Kesme Haktan ümidi!
İşlesen de tonla şer;
Kesme Haktan ümidi!
Yapsan günde bin hata;
Dünya fani dedikçe, talep ettin hep onu
Dönüp sırtı ahrete, dert etmedin hiç sonu
Döndü zenci saçına, en nihayet şu konu
Yeter artık talebin, kes sesini ey gönül!
Ne kurduysan gündüzde, girdi gece düşüne
Olmasaydı ahiret; ne anlardın yaşamdan?
Birkaç günlük bir hayat; eder miydi de mutlu?
Kalpte iman olmasa; çok çekerdin dert gamdan!
Bulamazdın hiç huzur, olamazdın umutlu!
Kan ağlarken koca arz;
Sen atarsın kahkaha?
Terk olurken onca farz;
Devam dersin her gafa?
Olmuş ekser bi-çare!
Bal akıtsın tüm diller, dua, dua kandilde
Dile gelsin bu gece, ihlas ile din dilde
Nail olmak istersen, bin aydaki feyiz’e;
Yakarmanın ardından, aminlerle dol dil de!
Gerçek körler söylemez, şu dediğin lafları!
O iki göz ne işe, yarıyorsa beyan et!
Derhal atıp ağzından, isyan kokan gafları;
Rabbin bela vermeden, kem sözleri ziyan et!
Tadat ile bitmezken, arz edilen nimetler;
Kalmaz ise iş Allah’a;
Ermez asla kul felaha!
Nusret olmazsa Mevla’dan;
Mahkûm olur kul ah vah’a.
Kilit onda miftah onda!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!