İnsin en çok sevdiği, fitne imiş ne yazık!
Mal ve evlat hakkında, böyle diyor kitapta.
Sırf onlara çalışıp, toplamazsa hiç azık;
Acıklı azap ile, tehdit vardır hitapta!
Acayip bir varlıktır, bilinen insanoğlu
Mariz ise bir asır;
Lakayt kalmaz muasır!
Himmet ve de cehdini;
Kılar ona münhasır.
Hasta ise bir unsur;
Senin olsun ihsanların!
Gölge etme yeter bana!
Sana kanan insanların,
Tak ediyor ah’ı cana!
Yapan seni cana canan;
O, bir emir kuludur, ta’n eyleme feleğe!
Ona yetki verirsen; geldin demek keleğe!
Bil ki; hayat imtihan ve her olay bir elek;
Sebeplerde boğulma, dikkat eyle eleğe!
Nasıl takmam birader, pek mühimken şu konu?
İstikbali es geçen, Rüsvay olur aşikâr.
Hoş gelecek mümkünken, kim ister ki kem sonu?
Zarar ateşten gömlek, küllü insin düşü kar.
Öyle zor ki kazanmak, bilir ancak yaşayan;
Aklın nuru ilim der, tahsil eder fünun’u
Kalp kalırken zalamda, ihmal eder dinini
Sırf dünyevi okumak, kafi sanır mutuna
Ne yazık ki tercihi, berbat eder sonunu!
Dünyalıksa sıkıntın;
Sakın takma kafaya!
Fani ise takıntın;
Asla takma kafaya!
Üzse seni bin bela;
Niçin geldin dünyaya, der-hatır et ey insan?
Bilmiyorsan bunu sen; sor acilen bilene!
Kimdir senin sahibin, kimden sana bu ihsan?
Bu gizemi çözerek, dön ebedi gülene!
Sordum seni arife; dedi bana o, yalan!
Nazar ettim maarife; diyor onla oyalan!
Cahil nefis aldanıp, tercih etti dünyayı;
Yaktı benim başımı, yeğlediği o yalan!
Yangın yeri ortalık!
S.O.S veriyor imanlar!
Hayrı veren yok salık!
Boş veriyor imamlar!
Yozlaştıkça insanlık;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!