Müftü ayrı konuşur, vaiz ayrı konuşur
Gitsen normal imama, o apayrı konuşur
Her şey din-i mübinde; besbelliyken arkadaş;
Acep bunlar ne için; ondan ayrı konuşur?
İnkâr etmek kolay değil;
Yok demekle bitmiyor iş!
Sen, sen ol da etme meyil;
Çıkamazadır bil o gidiş!
Hakka giden cadde varken;
Yaptığını yapmaz mahluk!
Ne kadarda kötü bir hulk!
Belki arzda sendedir ilk?
İnsan mısın, hayvan mısın?
Yoksa melun şeytan mısın?
Tek halin yok insani!
Bu mu sence ins yani?
Olamadım hiç kani;
İnsan mısın mal mısın?
Yoksa ehl-i dal mısın?
Her sureten insanı; sanman sakın siz insan!
İnsanlık özel nimet, yani Haktan bir ihsan.
İnsan nisyandan alma, müpteladır nisyana!
İhsanları unutup, koşar daim isyana!
İyi ki de gönderdin, dünyamıza resulü
Onun ile ders verdin, her hayırlı usulü
Lakayt kılma ey Rabbim; bu nebinin yoluna!
Sünnetine tabi kıl, rahmet olsun mahsulü!
Gerçek körler söylemez, şu dediğin lafları!
O iki göz ne işe, yarıyorsa beyan et!
Derhal atıp ağzından, isyan kokan gafları;
Rabbin bela vermeden, kem sözleri ziyan et!
Tadat ile bitmezken, arz edilen nimetler;
Kahir gafı hoş bulsa da;
Hoş olamaz gaflet ahi’m!
Diş bilerse bin bir a’da;
İş ciddidir ve de vahim;
Lakayt kalma hale ahi’m!
Gece gündüz durmadan, çağırsan da eyleme;
Hatır olma ey gönül, asla sana aldırmam!
Kör şeytanın dediğin, bana boşa söyleme!
Çağırdığın yol için, tek ayağım kaldırmam!
O yanlışlar değil mi, beni böyle yıpratan?
Hiç unutma ey nefsim, ölüm denen gerçeği!
Zira bir gün ansızın, biner o şey tepene!
Madem ondan kaçılmaz; tut üstüne merceği!
Ondan korkmak yerine; hazır bekle tüm sene!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!