Mühim bir hasmı iken, mü’minin bilgisizlik;
Ne garip ki kahirler, gayet memnunlar ondan?
Bu şekilde sürerse, ilime ilgisizlik;
Endişem var ey dostlar, vahim olan bir sondan!
Hiç olur mu bilenle, bilmeyenler müsavi?
Aynalar mürşit aynalar nasih
Bakana halini söylerler fasih
Arifler onlardan alıp dersini;
Hatayı kusuru eylerler tashih.
Yalanı, dolanı bilmez o camlar
Kim vermişse sevgiyi, sarf et onun yolunda!
Yanlış yere harcarsan, vebali var vebali!
Muhabbetlik hal varsa, şayet Hakkın kulunda;
Ona karşı ilgini, tut daima sen âli!
Yolgeçen hanı değil, bilmen gerek o mekân!
Gaybi olan bir şeyi;
Ben bilmem Rabbim bilir!
Her bilinmez zor şeyi;
Ben bilmem Rabbim bilir!
Görünse de çok gibi;
Sen şaştınsa şu sıra;
Ben bakarım kusura!
Yetmedi mi eskiler?
Heves ettin küsura.
Ne bu tavrın nedeni?
Bayram malum bayram da; kimler için den hele?
Hiç ekmeden biçmeden, gidilir mi harmana?
Ey namazsız oruçsuz, bilhassa da sen hele;
Hangi hakla gülersin, hiç uymadan fermana?
Var mı öyle beleşten, parsa kapmak ortadan?
Bir şey sanıp kendini, hava atma ey nadan!
Sen belki de Hak yanda, hiçbir matah değilsin?
Seni mahkûm etmeden, gayyalara şu edan;
Bir an önce o başın, Rab önünde eğilsin!
Kulların en bedbahtı, kimdir diye sorarsan?
Gülmeyi matah sanıp, atıp durma kahkaha!
Atin sana meçhulken, gülüp durma her sağla!
Hak rızaya talipsen ve müştaksan felaha;
Günahına üzülüp, az gül ve de çok ağla!
Hiç olur mu pürneşe, sınavdaki bir insan?
Gündemdeyken sabah akşam Madımak;
Kimse demez; Başbağlar’ı kim yaktı?
Bu mu dostluk, hani canlık, nerde hak?
Kimse sormaz, koca köyü kim yaktı?
Ey durmadan, bir oteli yazanlar!
Büyük dertte senle başım
Zehir oldu ekmek aşım
Bu ne haldir arkadaşım?
Başım dertte senle gönül.
Nasihatler geçti bini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!