Yüz dil bilsen de,
seni anlamayanın yanında,
sessizliğin ta kendisisin.
Kelimelerin girmez işitmez kulaklara;
cümlelerin düşer boşluğa.
Dün aldığım kalemin yazıp yazmadığını denerken
bir kâğıt buldum, çizgisiz, bembeyaz.
Düşündüm ilk ne yazsam diye.
Sonra fark etmeden,
sanki ellerim seni hatırlıyormuş gibi,
adını yazmış.
Düşte gör, hayalde gör, düşte gör,
Dünya dediğın bir soluk, bir an, bir kor.
Düşenin yâri olmaz der bu diyar,
Sen sen ol, yine düş... düşte gör.
Taş değmeden bilinmez ayağın hâli,
İsmin üç hece,düşer geceme
Ansızın gelir misin karanlık geceme
Kurtarır mısın beni bu halden
Bir karanlık çökünce içime
Ne kapı açılır bu hâlimi,
Kızmıyorum artık, sakinim
Ateş söndü, külüne razıyım
Olan oldu, değişmez artık
Kavga bitti, yenildim değil,alıştım…..
Anlamayana anlatmam artık
Kuldan medet umma gönül,
Medet Hak'tandır bil gönül.
Âlem gölgedir, sen asıl
Sahib'ini bul da gel gönül.
Nefsini ateșe at gönül,
Gelip geçti nice demler,
Ah, şu bitmez kara günler...
Bir varmış bir yokmuş meğer,
Dünyadan göçtü iyi günler.
Felek vurdu sinesine,
Ararsa açarım ama aramaz,
Ararsam açar ama aramam.
Aslında mesele aramak değil.
Mesele, aradığımda senin hâlâ beni bekliyor olmaman.
Ya beklemiyorsan?
Gel ey bahçemin gülü
Kerem kıl beni,
Teslim ol bana,
Düş içime - cemrem ol
Bir gülüş ile gel
Hırsı, ihtirası geçemeyenler,
Hakikat yoluna düşemeyenler...
İnandığı gibi yaşayamayanlar,
Elbet yaşadığına inanırlar.
Nefsinin sesini susturamayanlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!