türkülerde duymuştum
ilk kez adını
hayallerimde büyüyordun
kokun dörtyanda avare
adını ben koymadım
kan çiçekleri
“zaman birazcık zaman”
anlamak için
belki çoğu zaman
anlaşılmak için
“Zaman gelip geçiyor” narası her yerde
Bana kalırsa, zaman hep olduğu yerde
Giden insanoğlu, ölçümü zor bir süratle
Vuslat yaşamın ilk başladığı yerde.
Pisa/İtalya Ocak 2008
parke taşlı sokaklarım vardı
topuklarında ayakkabımın çakıl taşı gıcırtısı
varlığımdan bihaber aşklarımın tik-takları
ne kadar yaşadığımı hatırlamasam da
yeşil şortumda gizli çocukluğum
ilk sigaramı mahalle parkında içmişliğim
hiç esmemiş bir rüzgârın nefesine,
yazmak yenilerden birkaç kayıt dışı söz.
ve olmak “çakıl taşı” hükmünde,
gediğe konmak için çırpınan bir öz.
eskilerden bir tını yinelenirken sinede,
Af bekleyen günahların altında eziliyorum,
Bir yanda dünya, öbür yanda yamyam nefsim
Nereye çevirsem nazarımı, o yanda eriyorum
Benliğimde zifir duman, tıkanmış nefesim
Zamanın ahiri denen bu asır olsa gerek,
kalıkıp gidesim var,
gözün görmediği,
güzün yüreğe değmediği yere
kalkıp gidesim var,
kalkıp gidesim var, lâkin...
korkuyorum
Aslım yücedir benim, neslim yüce
Adını tarihe Türk yazdırmış erim
Âleme nizam vermek için dünden bugüne
Serden geçmeyi şeref bilmiş ırk benim
Karabağ’da hürriyet için yanan öz
Çeçenya’da Şamil adına verilen söz
ölümü anlatıyor son mektup, her satırında
sevgiye ait tüm söylenenler belli ki artık rafta
bu tarafta havaları, istersen hiç sorma
eski istanbul,
eski sahil,
eski musiki
içleri buruk
sesleri donuk
yolları bozuk
aşkları gariptir bu diyarın
hayatın çizgileri yüzlerde taşınır
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!