Şire görsen, geri duraman.
Petek yapıp, bal vuraman.
Vallahi, bir işe yaraman,
Kızıl arı, sen kızıl arı.
Arada bir, bizi sokarsın.
Nasılmış ahretin hallleri.
Öğrettiler mi? Söyle baba.
Kim imiş, daha inat, deli,
Öğrettiler mi? Söyle baba.
Hani, ben inadım derdin ya.
Al götür, seninle her yere.
Kışa bırakma, bahar beni.
Gezdir beni, ellerden ele.
Kışa bırakma, bahar beni.
Nerde çiçek açsa, koklayak.
Seni, sokakta görüyorum.
Bu kimdir diye, soruyorum.
Gittiğin yere, varıyorum.
Bu sokağa, kim attı seni.
Senin, hiç bir sahibin yok mu?
Kara topraklar, kumdan döşeğimiz.
Yosunlu taşlar, pamuk yastığımız.
Mavi gökler, ebedi yorganımız.
İşte; Biz, bu vatan için, şehidiz.
Ay yıldızlı bayrağımız, şanımız.
Dağlardan gelir, kurşun sesi.
Kahpeler, daraltmış kafesi.
Gidiyor, yârimin nefesi.
Yanıyor, yüreğim yanıyor.
Kurşun yemiş, yatar toprağa.
Sevgi duman’ı, var baş’ımda.
Aşk’a tutuldum, bu yaşımda.
Sarışın’ım durur, karşımda.
Kol’larıma, sarmak isterim.
Boran esiyor, yokuşundan.
Sefile vurulmuş, garip marka’sı.
Yalnızdır, kalmamış ki, hiç arkası.
Ağzında mırıldanır, bir şarkı’sı.
Mazlum, mazlum, yaşıyor bu sefil’im.
Nereye varırsa, boynu büküktür.
Neler oluyor bize, anlamadım.
Bana, puştları anlatsana, baba.
Ben daha, savaşı görmedim kine.
İnsanlar, neden savaşırlar, baba.
Sana, misket alacağım diyordun.
Eğer, bir gün gelin olursan.
N’olursun bana gel, sarı kız.
Ben ölürüm, elin olursan.
N’olursun bana gel, sarı kız.
Giyer isen, beyaz duvağı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!