Şeytan’a uyup da, böyle neyledin.
Mahkemede, ifadeni söyledin.
Hapishaneyi, mekânın eyledin.
Söyle hele, hâlların nasıl mahkûm.
Günde kaç kere, yoklama yapılır.
Karşımda, salınıp gezersin.
Benim, yüreğimi ezersin.
Beni böyle, niçin üzersin.
Vay gülüm, vay gülüm maşallah.
Kâkül’ünü, yüz’e dökersin.
Cuma gününün, sabah namazı,
İdam ipine taktın, boğazı.
Bu nasıl kadermiş, nasıl yazı.
Kaderin; Seni netti, Miyase’m.
Ömür boyu çektin, çile, cefa.
Emmim de, bu gün köye gelmiş.
Hadi durma, koş dede, koş koş.
Sana, isyan fermanı salmış.
Hadi durma, koş dede, koş koş.
Emmim, evin yolunu yapmış.
Koş Gel
Çiçekler açmış, domur domur.
Üzerine, yağıyor yağmur.
Gelemiyorum, toprak çamur.
Hadi, bana koş gel der, dallar.
KEPAZE
Safsın, tam yirmi dört ayarsın.
Sırtını, başını soyarsın.
Senin gibilere uyarsın.
Kepaze, kepaze, kepaze,
İnsan diyerek, saf’larına girdim.
Yol’larına gayet, doğrudur derdim.
Çoğunu, kötülük peşinde gördüm.
Bunlar nasıl Müslüman’dır, kepir bey.
Din’i bile, bölük parça etmişler.
KÖTÜ KADER
Gelme, kötü kader, gelme.
Çekemem, senin kahrını.
Beni ağlatıp, sen gülme.
Çekemem, senin kahrını.
Gönlümce sevip, alamadım.
Beni sana, kurban ettiler.
Elim, beline saramadım.
Beni sana, kurban ettiler.
Bulandı, aşk’ımın suları.
Sevgi arama, al güllerde.
Asıl sevgi, kulun içinde.
Kâbe arama, kır çöllerde.
Asıl Kâbe, kulun içinde.
Düşmüşsün, perişan hâllarda.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!