Gümüş tabakamı, çıkarıp açtım,
Kaçak bir tütün sardım, incecikten,
Onu kava çakmakla vurdum yaktım,
Derince bir nefes aldım sevinçten.
Hem soğuk, hem ayazdı dışarısı,
Gönlüme düştün seni gördüm de ben,
Aşk’la yanıp durdu, şu kalbim hemen,
Sen se zalim’ sin, sana varmam dedin,
Dertlere düştüm, kara gözlüm hemen.
Yandı şu gönlüm küle döndüm canım,
Yaş kemale ermiş,
Altmışı geçmiş yetmişe doğru eğilmişsen,
Hele bir de felç falan olmuşsan,
Benim gibi şayet,
Allah kolaylık versin, ondan daha beter etmesin,
Hayat zordur artık sana.
bu gece,
mehtabı, seyrettim,
yıldızlar gökten,sulara düşerken,
ve aklıma sen geldin,geçmişimiz geldi,
sonra,
orada seninle olan anılarımızdı gözlerime serilen,
Ey gönlümün, baharında sevdiğim,
Sabah akşam, konca güller derdiğim,
Uykun’ mu çok, hiç kalmazsın yerinden,
Kalk yerinden, söyle bana sevdiğim.
Gaflet düşmüş gözlerine, baktım’ da,
Çektin gittin dururken, seni, seni severken,
Dönmem artık diyorsun ne anladın üzmekten,
Hicran doldum devamlı hep seni düşlemekten,
Dönmem artık diyorsun ne anladın üzmekten.
Yeter, yeter çık gel de bir gün olsun göreyim,
Nerde giden yıllarım yaz baharım bitti mi?
Nerde güzel günlerim yoksa zaman geldi mi?
Şimdi vakit, dert olurdur niye hiç durmadan,
Nerde giden günlerim yaz baharım bittimi?
Gül gibi soldum niçin nerde bahar yazlarım,
Bir esmeri sevdim, el oldu gitti,
Benim şu yüzlerim, gülmedi gitti,
Yıllarca ağladım onun yüzünden,
Yanan aşk ateşim kül oldu, bitti.
Nasıl ağlamayım, böyle hicrana,
Bir sonbahar akşamı, indim sahile,
Ne saç kaldı nede baş esen rüzgardan,
Bir güzel gördüm kumda, ıslak haliyle,
Dedi neden bakarsın, sen utanmadan.
Bir kor düştü içime, dese de bakma,
Dalarım da uykusuz geçen gecelerde
geriler düşer gözlerime.
Bir de bakarım ki, her şey kir pas içinde,
ve daralır birden yüreğim iki duvar arasında,
sonra ağlamak gelir içimden
ağlayamam….




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!