Her boşanışta sel olsa;
Ruhumda birikse göl olsa;
Dile gelir gözlerim...
Anlatır sana,
Damlacıklar içindeki hayalimi! ..
Darmadağınım bu akşam yine;
Sen tütüyorsun buram buram,
Her yerimde, her şeyinle, hasretliğinle.
Tutacak mı dersin bir gün?
Ellerin ellerimi;
Allahım; ben ne yapsam ne etsem hepsi boş
Sen, beni benden daha iyi biliyorsun
Benim söyleyebilecek hiçbir sözüm yok
Çok defa yok yere isyan ettiğim için
Sana sığınıyor, senden af diliyorum
Ne olursun affet beni, dünyam değişsin!
Bugün dünden, yarın bugünden güzel
Daha da bir güzel olsun istiyor
Olacağına kalben inanıyor
Sen de; siz de inanın istiyorum
Sen, ben, biz hepimiz el ele verelim
Değer verdiklerin seni kale almıyor,
değerini bilmiyor
ve hak ettiğin değeri vermiyorlarsa,
eksiklik sende değil; onlardadır!
Efkarlıyım arkadaş, efkarlı, üzüntü; sıkıntı; kaygı; tasa; benliğimi, beni benden aldı, efkarımı dağıtamıyorum
Gülüyor; gülerken için için ağlıyor, yarın; dünden, bugünden daha güzel bir sabaha uyanmak, yarınları dolu dolu yaşamak istiyorum...
Sen olmasan değil, olmazsan ben ne yaparım
Düşünüyorum da; sensiz ben nasıl yaşarım
Birbirimize katlandık; yaşadık, yaşlandık
Yaş kemale erince akıllandık, uslandık
Dünyanın kaç bucak olduğunu da anladık!
Gecenin bir yarısında, sabaha dek
Düşler ve düşünceler iç içe olmuşsa
Bir de üstüne üstlük
Acılarla içli dışlı olunmuşsa
Sen, ölmeden ölmüşsün demektir
İşin içinden bir türlü çıkamazsın
İkrardan sonra
iftiraya maruz kalındığında
buna sebep olan kimselere
verilebilecek en ağır ceza
onları vicdanları ile
baş başa bırakmak olmalı!
Anla beni dinle beni
Yerden yere vurma beni
Unutamıyorum seni
Yüreğinden silme Beni
El üstünde tuttum seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!