Suçlu bir sessizlik, yalnızlığa büründü yine;
Umulmadık bir zamanda o yol, nasıl da aldatıcı...
Yıktı dingin denizleri o her zamanki bildik hüzün;
Karlı gecelerde dipsiz bir kuyu kadar yaralayıcı.
Dinmeyen o büyük öfkenin ağır bedeli,
Geride silinmez, derin ve acı izler bırakır...
Ve üstümü örten şu koca gök kubbe;
Belirsiz bir perde gibi, orta yerinden yırtılır.
Mazim canlanır ansızın, zamansız bir hayal gibi;
Harabe gözlerime sitemden bir kan düşer...
Tek tek ölürken o masum hayallerim;
Yüreğimi bırakır, hayata küser.
Gökyüzü kararır ansızın, kendi kıyametim kopar;
Adım adım peşimden gelir bu yorgun gövdem.
Dizlerim çözülür nihayet, omuzlarım çöker;
Zihin oyunu bitti işte... Biter benimle gölgem.
Şimdi artık ne bir ışık var, ne de bir ses;
Her şey o ilk ve son karanlığa dönüyor.
Bu yalan sahneden çekilirken son nefes;
Beyaz bir perde iniyor gözlerime, sönüyor.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Hayat, umutlarını kırarak seni terbiye etmeye çalışan bir cellattır.
•Her şey biter de, insanın kendiyle savaşı bitmez.
•İnsan bazen yürür yürür, bir yere varmaz… çünkü gittiği yer kendisidir.
•Kahve soğur, şehir susar, gece uzar… ama acı hep sıcak kalır.
7 Aralık 20218 / Cuma / Ankara
Halil KumcuKayıt Tarihi : 11.02.2025 15:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Zihnin oyunları, bazen en derin yaraları açar; gölgelerin peşinden koşarken, gerçeği kaybederiz."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!