O sabah bir garipti zaten.
Güneş, ışığını penceremden saklamıştı.
Sanki bir şeyler kararıyordu hayatımda.
Korktum.
Doğruldum.
Anneme gittim.
Saat sekiz gibi dimdik olan kadın,
şimdi uzun uzadıya yatıyordu.
Seslendim. Yanaştım. Sarıldım.
Ama artık gül kokmuyordu sanki.
Bir daha seslendim.
Bir daha seslendim.
Bir daha...
"Annem ne kadar da derin uyuyor?
Ama uyanması lâzım, acıktım."
Sıkıldım, bağırdım.
Yine ses vermedi.
O an içime bir zifiri doğdu sanki.
Tuttum kollarından, salladım.
Elleri iki yana düşünce,
"Sabah güneşim niye doğmadı?"
Anladım.
Bir daha hiç uyanmayacaktı.
Kahverengi gözleriyle beni sevemeyecekti.
Artık yakınamayacaktım anneme.
Saçımı ipekli elleriyle tarayamayacaktı.
Çünkü o artık çok uzaklardaydı.
Bağırırken babam girdi içeri.
Aldılar, götürdüler meleğimi.
Sonra bir daha hiç göremedim.
07.06.2026/Pazar/10:55
~
18 yaşında annesini kaybeden Zehra'ya ithafen...
Can Manifesto
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 11:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!