Ne yıllar çürüttü beni nede saatler
Ne günlerin ayazı soğuttu benliğimi
Haykırdıkça içim paramparça olurken
Gözler nemden sulak sazlıklar gibi
Aydınlıklar ateş böceklerinin ışığını söndürür gibi
Karanlıklar benim umudumu söndürürcesine kapkara
Taşımak istiyorum artık sol yanımdan evimi
Sağ yanım daha uyumlu sanki daha dürüst beynime
El vura, vura çatladı duvarları
Sol yanım artık kiracılar senden şikâyetçi
Ne olur topla pılını pırtını taşın sağ yanıma
Kıpırdamazsın ne kadar çok olsa da sitemim
Ezmek yok etmek istiyorum lakin
Bunu benden öncekiler yapmış zaten
Bazen düşüyorum sol kroşelerle
Sağdan gelen yağmur bile nazikçe dokunuşunda
Yeter gönderdiğin ihtarnameler
Mahkûmiyet var ilelebet sürükleyecek olan
Sürgünler verilse de gidilmeyecek
İskelenin denize çakılışı gibi sol yanım çakılı bedenime
Avukatlar tutsam da beş on tane
Savunma nedense hep zayıf düşüyor
Sanki onlar benden önce çekiyor cezayı hükmüm ağır düşüyor
Zamanın yıllara bölüşü benim sol yanıma düşün saliselerinin ağırlığı...
Zennehar yılmaz
25.05.2012 20:54:40
Kıyılardayım yine yalnız
Yine kaderimle baş başa y i m
Ardıma bıraktıklarımın sorgusundayım
Çok bedel ödenmiş sorgularındayım
Yokluklar çekilmiş gönül bahtımda
Çaresizlikler yaşanmış aşklardan ders alırcasına
Tövbekârım sevdalara hep içimde yaşattığım
Arzular gördüm sorgularımda
Yaşanılmak istenmiş düşlerde
Sonu hüsranla biten gerçeğe dönmeden
Bir mezar kazıp üstünü doldurasıya kapattığım
Sorgulardayım yine
Düşlerimin denizinin kayalıklarından bırakmak istercesine
Maviliğini kaybetmiş sevda yaralarının akıttığı
Kanlara bulanmış düşlerimin denizindeyim
Sorgulardayım yine çaresizliğimin düşündeyim
Ve yine yalnız ve sensiz kuytulardayım sorgularımın
Sensiz bir mahkemenin sanık masasındayım
Denize taş attım, attım dolmadı
yüreği döktüm, döktüm durmadı
hangi dalı eğdimse yere varmadı
uslan gönül uslan ölümlü dünya
Dolmuyor kazdığım kalbime çukur
Düğüm, düğüm nefesim, içim
bir bardak, zehrini, severek içim.
ahlınan almazda göynüyo hözün
bih lehçede sehvaya men olsun sözüm
Anlaşılmaz dilde, söylediğim söz
satırlar yazdım da, anca anladın
Bir ses ver sana destanlar yazayım
Bir nefes çek dünyadaki tüm gülleri koklayayım
Bir sen olmak vardı bir damla olup konmak vardı saçının teline
Güneşten sıcak kalbin aydan parlak umudumsun benim
Kör kuyulara atılan dilek taşı gibiyim
Dikensiz yollar inşa etmek kimin haddine
Gülü severken dikenine katlanılmaz mı?
Solan güne geceyi veren yıldızında yeniden aydınlanmaz mı?
Masumca bakışlar tebessüme yine doymaz mı?
Kapılar güle benze yaprak, yaprak düşe benzer
Solgun düştüğünde topraklar alıp koynuna okşasın
Dilim lala olsun bırak sesim çıkmasın suskunluk ismim olsun
Kalem kâğıdım haykırışlarımı anlatmaya zaten yetiyor
Anlıkları yaşıyorum süslüyorum ışıksız evimi
Yine bakıyorum dilim lal duyurmak için sesimi gözlerim yağıyor
Zakkum çiçeklerinin yetiştiği harlı cehennemi gözler sanki heceler
Yazılmak istiyor ruhumda teni ezele
Dokunmak tutmak alevlendirmek anlamsızca gelmez yakışı tazelendirir
Çözülmeyen bilmecelerin cevabını kendim uyduruyorum artık
Bilinmezliği yok ederken ihtimalleri dokunduruyorum
Saflık dilde olsun, temenni gönülde, sevgiler izlerde kalsın toz olsun toprak olsun sürülsün…
Zennehar yılmaz
07.05.2012 22:45:25
Gözünü harama açarken düşünmedin de...
Helali verirken mi düşünüyorsun be ey cahil kul…
Haramı nimet bilip soktun boğazında...Helali niye yemek zoruna gider ki...
Az bulduğundan mıdır?
Bu gafletin.
Yoksa doymama korkusundan mı? .
Dilimi bazen kökünden kesmek istiyorum...
Sözü sadece söylemekten bıkmaz mısın diye...
Arada dur da dinle çıkardığın her sesi, Boş konuşma, konuştuğun seni ateşin içine alıp kül etmeden sus dinle diye sim gelir, çok zaman...
İşte bundandır susmalarım çok zaman...
Aht ettiğim yeminlerden sakınırım kendimi, ya tutamayıp vicdanımın muhasebesin de kaybolursam diye... Çok zaman yeminleri sakladım, sandıklarda, çeyizimi sarsın diye... Dokunamadığım duayı işledim nakış, nakış...
Kalbimi temizlemek için kullandığım toz bezine...
Zennehar yılmaz
27.05.2012 12:54:11
Kuzulardan yün mü çalın
Bülbüllerden semsi aldın
Söyle nerden gelir güzelliğin.
Meleklerle mi dolaştın karalı
Çiçeklerden kokuları doladın
Akan yeşil pınarlara mı bulandın
Söyle bu nasıl bir kalp melek mi?
Adım attın çiçeklendim
Yüreğime neşe sevinç umut serdin
Yüzün güleç kalbin şendir..
Söyle bu incelik sana nerden gelir
Kanım aksa bir damla sevgi eksilmez
Sevene yürekten can mı verilmez.
Deki yüreğindeki sevda gülüm hangi nehirden
Sen benim meleğim misin?
Ömrüme beklediğim yoksa cennetim sen misin.?
Kalbine bir sor da bana söylesin..
Tüfeğimde altın saçma
Gel ciğerime yara açma
Bil ki gönlüm yapa yalnız
Sende bırakıp da sakın kaçma…
Erbaba düşmüşüm gece düşümde
çıkamam üşürüm ayaz kışımda
yarımın döşünde yatıp uyusam
mehtaba uyansam sebep peşimde
Gide sim gelmiyor gayrı bu candan
Yedi düvel yalnız seni konuşur
Ahlakın taç olur gönlüme tokuşur
Bu tükeniş acep nasıl son bulur
İlmine muhtaç nuruna ihtiyaç var Resulüm…
Görmeden sevdirdin kıymet bildirdin




-
Mustafa Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
-
Zennehar Yılmaz
Tüm Yorumlarsayın zennehar hanım
geçmişten günümüze giresunlu şairler Antoloji adlı eserimizin son aşamasındayız. Eğer Giresunlu iseniz 1 adet resim,5 adet şiir, ile 5 satırırı geçmemek üzere zgeçmişinizi ([email protected])
adresine atarsanız. antolojide yer almış olursunuz.
Musta ...
Yüreğine darbeler değil, kalbimi vurayım. senin sevgine layık değil, karşılığında sunulayım her zerrede aşk, her aşkta sen varsın. kanda canda cansız bedene can veren ruhsun senı oylesı sevdim ki ölüm bile bana acı değil en büyük hediyedir sevdiğimsin can damarım sın ruhumsun kalbimden akan bir nehi ...
gerçekler. biz nasıl bir yapıya sahibizki gerçeklere göz kapayıp hayali büyütüp yaşıyoruz sonrada kırılınca yıkıma uğruyoruz. sevgiyi bile kat kat artırmak yerine karşımızdaki hata yapsada diyecek söz hakkımız olsun diyerek pusuda bekliyoruz. yaradan kadar kudretli olamasakta hatalarımızı örtmesini ...