ah, yağmur sancısı gözlerim benim
eski şakayıklar eski şarkılarda gizlidir
ve ayıpsız heykellerini tapınakların
beyaz karanfil kokuları sardıkça kimi zaman
destansı bir destandır yüreklere yazılan
dağların ardında devşirme yarınlar
bir karanfil düşü taşır gökyüzünün elleri
geri alınamaz elbet yaşanan zamanlar
ödünç verilen hisselerin artığı
şimşek yüklü bulutlar sonrası
bardaktan boşanırcasına yağmur
uzun bir hikaye yazmak istiyorum
başlangıcı eksi sonsuz
sonu artı sonsuz olsun
arasında cennet cehennem her şey
arasında koca bir hayat olsun
uzun bir hikaye yazmak istiyorum
ben ne söylediysem yıldızlara
bütün cesaretleri kuşanarak söyledim
bütün aydınlıkları ayırarak karanlıklardan
benliğimi sarıp sarmalayarak
yüreğimden su taşıyarak değirmenlere
söyledim, ben ne söylediysem yıldızlara
bir taflan ağacının gölgesinde arınır anılar
ince bir gülüş solgunluğu duyumsamanın
telleri kopuk bir kemanın sesi gibi sessizce
nedensiz bir tenhalığa dönüşür yarınlar
duymadan da hiçbir şeyi katıksız
loş bahçeler nasıldır bilirsiniz yağmur sonrası
yıldız yansısı tutkular
eski gramofon şarkıları gibi
değer geçerdi yüreklere
oturup içerdik, sevişirdik ne bileyim
zaman çabuk geçerdi birlikte
korsanlar şehirleri yakıp yıkardı her gece
zaman tarifsiz kederler gibi
çökelir kendinin içine
sıcak pazar sabahları kış günlerinin
ve gaz lambasının cılız ışığı
isli bir siyahın ucunda
su inceliğinde kutsanan kırılmadan
bugün varsam bile
belki yarın yokum
yarın varsam da öbür gün
bir gün mutlaka yokum
yakalamışken saçlarından zamanı
belki sonsuza düşer yolum
dün sevdim seni ölürcesine
hem delicesine sevdim seni
bugün de sonsuz sevgi duyarım sana
bugün de severim seni delicesine
sen hiç merak etme güzel gözlüm
gün olur bir yolunu bulur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!