Bir baba kızından ayrı olunca
Hasret ile saçlarını yolunca
Özlem nağme olup kalbe dolunca
Sazın teli ‘kızım’ diye vuruyor
Ak olmuşsa saçındaki karalar
Usulca gel diye dua etmişsin
Habersiz geldiğim kim varsa küstü
Duana sabahı bile katmışsın
Gelirsem şaşırma bir akşamüstü
Korkacak iş yapma zamanın varken
Kalbim beni uyardı dikkat etmem gerekli
Her zamankinden hızlı atacakmış az sonra
Bıktım diyor çok sakin yaşamaktan sürekli
Ortamı birbirine katacakmış az sonra
Nasıl kızıyor görsen dost gibi olanlara
İlk defa gördüğümde o güzel bakışını
İpeklere sarmıştım değdiğinde yakınca
Sesinin dudağından dinleyip çıkışını
Bir cennete girmiştim gözlerine bakınca
Yıllarca dolaştım senin çevrende
Gözlerin beni hiç görmemiş meğer
En mutlu insandım şimdi evrende
Dönüp de bir kere baksaydın eğer…
İsteseydin bu dünyayı yakardım
Gülerek söylediğin şarkının sözlerinde
Bir şey var başka bir şey benim gülemediğim
Göreni meftun eden o derin gözlerinde
Bir şey var başka bir şey benim bilemediğim
Kalemle sohbetteyim bak gecenin üçünde
Bahçemdeki çiçekler yavaş yavaş solarken
Sonbaharın hüzünle yarışması başlıyor
Şişeden soğuk sular kadehime dolarken
Anasonla alkole karışması başlıyor
Üç beş kadeh rakım var birkaç dilimde kavun
Çeşit çeşit oyunlarla, düşürdüğün tuzaklardan
Kurtulmanın bir yolunu, bulacağım günde gelir
Hesabını sormak için, haber salıp uzaklardan
O evinin kapısını, çalacağım günde gelir
Unutmadım ben ağlarken, keyiflenip güldüğünü
Yalnızlığımla baş başa dünya denilen hanede
Küle dönmüş aşk ateşim tütsün diye bekliyorum
Ben biterken usul usul duyduğum her bahanede
Yalanlarda benim gibi bitsin diye bekliyorum
Bir korku var biliyorum işittiğiniz sesimde
İzmir’e çıkmıştı yunan mağrurdu
Yorgun millet açtı, sefil mağdurdu
Bilirmisin ilk kurşunla kim vurdu
Gazeteci Hasan Tahsin elinde
Namlu, mermi, tetik, horoz, bendim ben…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!