Neler neler yazdım sürekli sana
Şiirler okudum dinletmek için
Yirmi dokuz bin harf gerekli bana
Seni sana biraz anlatmak için
Övsem kaşlarını mürekkep yetmez
Bir ağaç dikmiştik ya mezarına
Kökleri avcuna değer mi Anne
Uzayıp dalları yanıp narına
Önünde başını eğer mi Anne
Kabrini sardı mı o güzel güller
Hayat denilen sınav her soruda battığım
Diploması olmayan çok zor bir okul Anne
İnan sebepsiz değil sağa sola çattığım
Bana düz olan tek yol çamurlu çakıl Anne
Her taraf engel dolu dermanım yok aşmaya
Nasıl anlatsam ki seni ellere
Adını pelesenk ettim dillere
Kokunu savurdum esen yellere
Sarayım köşküm yalımsın Annem
Tarifinde çok zor desem ki şöyle
Kod adın aşk olsun ismini gizle
Keşke hiç gönlüme girmeseydin aşk
Türlü türlü işve ve güzel sözle
Başıma bin çorap örmeseydin aşk
Karlar yağacaksa hep izlerine
Bu bir ‘Veda Busesi’ dediğin andan beri
Sevda denilen duygu şiirlerimde bir süs
İlham perisi gitti dönmüyor asla geri
Kağıt benden kaçıyor bende kalemlere küs
Ateşim kırk derece yüreğim yangın yeri
Bu bir ‘veda busesi’ dediğin andan beri
Öğretmenim;
Karnım ağrıyor dedi çocuk
Ve kelebekler uçuşuyor
İçimde
Renkler karıştı birbirine
İstersin ki ölmeden bir bakışla yaksalar
Seni yakan o gözler yalnız sana baksalar
Bir çivi gibi aşkı yüreğine çaksalar
Gün gelir tutulursun bir güzelin kaşına
Aşk seni yakalarsa bakmaz hiç gözyaşına…
Küçük bir çocuktum geldin yanıma
Türlü oyunlarla girdin kanıma
Bunca yıl uğraştın yettin canıma
Vallahi billahi aşk olsun be aşk…
Umulmaz bir anda karşıma çıktın
Bana anlat diyorsun nereden başlayayım
Çöldeki kumlar kadar söyleyecek sözüm çok
Bilmem ki kimi övüp kimleri taşlayayım
Annemin sözü gibi; ‘‘Aslı var astarı yok’’
Öyle gerçeklerim var dinlesen yalan dersin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!