Yalnızlığım gel bu gece bir yetmişlik açalım da
Seksen altı senesinin ilk ayını düşleyelim
Daha tek kadeh içmeden gerçeklerden kaçalım da
Mutluluğun bize düşen kâr payını düşleyelim
Bizi mesut görenlerin dillerinin tutulduğu
Saltanatımız bile bir sela tek ezanlık
Şans mı kader mi bilmem yolumuz hep karanlık
Hasret acı bir ömür mutluluklar bir anlık
‘Düşmez kalkmaz bir Allah’ düşecekse kul düşer
Gökten hazine yağsa başımıza pul düşer
Dinle beni güzel dostum, hakkımda ileri geri
Ne söylerse söylesinler, aldırma düştüğüm zaman
Ettiğini yazacaksan, geldi diye bir gün yeri
Tutup elimden sakın ha, kaldırma düştüğüm zaman
Doğrun nedir yanlışın ne, bakar bakmaz gördüm diye
Bir şiir yazacaktım
Sana seni anlatan
Masa buna hazırdı
Masanın üzerinde
Kağıt hazırdı
Bazen güneş yarı doğdu bulutların arasından
Bir günüm karnaval oldu ertesi gün hayat zindan
Yok mu bana bir karşılık ben canım nerede canan
Hiç açmıyor kuru dallar gönül çeker hasret zulüm
Döküldü bütün yapraklar Eylül gibi geçti ömrüm…
Sen varken yüreğim Krallık Han’lık
Yokluğun ışıksız günler karanlık
Bir tanem ne olur gelsen bir anlık
Tüm dünya bir yana sen öbür yana
Malım mülküm ömrüm fedadır sana…
Şifremi çözmeyi istersen eğer
Kağıda düştüğüm hecelere bak
Sorma hiç gözlerim neden hep yağar
Hasreti aştığım gecelere bak
Sınandım bunca yıl bitmez sılayla
İnan ki yüreğim dünyaya değer
Türlü engelleri aşıp gel bana
Ne zaman gelmeyi düşlersen eğer
Hiç bakma saate koşup gel bana
Üzülüp dertlenip sakın ağlama
Hiç uğraşma boşuna unutamazsın beni
Döndüğün her köşenin başında adım yazar
Aldırsan da yanaktan meftun olduğum beni
Gözünde, kirpiğinde, kaşında adım yazar
Yetmedi mi gönlüme çileleri ektiğin
Sakın bir sebep sorma benim sevgili dostum
Ben her gece kalemi üzdüğüme ağlarım
Kağıda yara vermek değilken asıl kastım
Bembeyaz bedenini çizdiğime ağlarım
İçmediği kahveden beklerken kırk yıl hatır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!