Uyan artık uyan kalem anlat başıma geleni
Yerden yere vurma ama vefasız gönül çeleni
Yaşadığım her şeyi yaz unutmadan her olanı
Mürekkepten şelale ol gürül gürül çağla şimdi
Sende savun kendini yar sivridir kalemin dili
Malazgirt zaferi var bin yetmiş bir yılında
Sana aşkla sevgiyle sarılırız Ağustos
On altıncı yüzyılın tam yetmiş bir yılında
Unutsalar Kıbrıs’ı darılırız Ağustos
On biri Otlukbeli, yirmi üçü Çaldıran
Akacak kan damarda durmaz diye öğrendim
Ben ömrümü kaybettim hayat denen kumarda
Lime lime kesilip parça parça doğrandım
Akacaksan ak yere durma artık damarda
Merhabana merhaba diyorum ya gülerek
Acımı saklıyorum gözyaşımı silerek
Hiç kimseyi kırmadım isteyerek bilerek
Bir başkası ben olsa, ölüme doğru koşar
Maskemi bir çıkarsam, sizin aklınız şaşar
Hasret, acı, ıstırap ben bunların eşiyim
Bana güneş hiç doğmaz hep gecenin beşiyim
Derde çıkan yolların hem sonu hem başıyım
Her rüzgarda savruldum baksana dört yandayım
Adım adım ölüme yaklaştığım andayım…
Anlatsam da Zühre ile Tahir’i
Göstersem Deniz’i yazsam Mahir’i
Ezeli ebedi, hem de ahiri
Radyocu beğenmez, şair anlamaz…
Mektuplar göndersem, ulaklarımla
Neden yüzüm gülüp kan ağlar içim
Sevgisiz çaresiz kal da anlarsın
Maziye neden mi böylesi açım
Hep aynı şarkıyı çal da anlarsın
Bitmez acı verir duyduğun her söz
Son yazdığında demişsin, nasılsın hey kara gözlüm
Böyle güzel söz duyunca şaşıyorum anlasana
Bu devirde ne mektubu deme sakın gönül sözlüm
Otuz yıldır o mektupla yaşıyorum anlasana
Belki de unuttun gittin kalbimde açtığım köşkü
Bütün ışıklar yanarken, odama karanlık doldu
Duvardaki saat durdu, zaman bir kenarda kaldı
Bir meltem esti gönlüme, cennetin kokusu geldi
---Anlatayım iyi dinle, olanları hece hece
---Yunus Emre ile sohbet, eder oldum ben bu gece
Haydi biraz neşeli şeyler yazalım kalem
Acı, hasret, ıstırap bitmiyor anlatınca
Gözyaşı da faydasız artar eksilmez çilem
Kötü kader uzağa gitmiyor anlatınca
Bırak bir kaç şiiri on tane roman yazsam




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!