Bu dünyada aşktan çeken
Milyonlar var bir ben değil
Yüreğime hüzün eken
Birsen desem Birsen değil
Yollarını gözlediğim
Bir haber göndermişsin biraz üstü kapalı
Kısaca köprüleri artık yıktım demişsin
Anlamadın bir türlü gözlerin mi kapalı
Ben artık yörüngenden kesin çıktım demişsin
Dostlar sormuşlar sana bu aşk böyle biter mi
Masamda bir yetmişlik şarkımız varken fonda
Daha gece olmamış henüz yirmi bir onda
Kesin tartışmak için açtığın telefonda
Uyuyor gibi yapıp yorgunum mu deseydim
Kalbimi kırdığını kendin anlamamışken
Az önce bir rüyada seni gördüm yine ben
Kimse senin yerine koyulmuyor diyordun
Ya o eski aşkların diye sordum sana ben
Onların hiç birisi sayılmıyor diyordun
Zannettin kendini Şam’da kayısı
Çektiğimi yazsam hep kalır noksan
Peşinden koştuğum hafta sayısı
Ya seksendi ya seksen beş ya doksan
Çok korudum senden kalan izleri
Yokluğun çok soğuk sensizlik acı
Arıyorum seni hep köşe bucak
Böylesi bir derdin yok ki ilacı
Yüreğim yanıyor her dokuz Ocak
Sen gittin gözlerim artık gülmüyor
Deme üzümün çöpü ya da armudun sapı
Gerçekten geleceksen sözüm olsun dört kadeh
İstersen haberli gel istersen gel çat kapı
Yeter ki bu derdime çözüm olsun dört kadeh
İstasyonda beklerim tren ile gelirsen
Bu dünyada var olan canlı cansız her cisim
Kâinat tarafından izleniyor durmadan
Vefasız yâr dediğim aklımdaki tek isim
Şiirlerime sızıp gizleniyor durmadan
Rehin aldı gönlümü kaşının karasında
Yalnız geçiyor ömür mutfakta pişmez aşım
Yüreğim yan piş artık, ocak senden utansın
Birikirken kaynayıp volkan olan gözyaşım
Cemre olup düş artık, yer gök toprak uyansın
Ruhum üşüyor sanki ateşlere sarıldı
Yürek çırpınırken türlü acıda
Kalem şiir arar birkaç hecede
Hasretle yanarken sensiz gecede
--Kader şu feleğe çark etmiş beni
--Uyumak ne mümkün düşlerken seni




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!