Güneşi bahane edip rüzgârı suçlamışsın.
Sen hicranı çoktan ola estirmişsin.
Sıratı geçmişçesine emin,
Olmasa da kara gözlerin, sert bakışların;
Bu bedbahtlıktır yeminin.
Üstünü yarım bıraktığın ayrılıklarını örtüyorum.
Bilmiyorsun..
Sesimizden, sessizliğimizden, soğucağız birbirimizden..
Aramıza dağlar da değil, koskoca gönül mesafesi girecek..
Gibiletip tüm güzel sözleri,
Sakat bir kelime gibi;
Belki birgün değişir ümidile, bıraktığım gibi, her şeyin..
Bıktım artık hikaye dinlemekten,
bana hayatını anlat..
Çok canını yaktılar mı?
Canın yanarken, senin için elimden bir şey gelir miydi?
Kızabilirsin bana, daha çok, daha çok.
Acıyan yerlerin için, birlikte de ağlayabiliriz..
Bir şeyler oldu..
Bir daha kimse eskisi gibi olmadı.
Saksıdaki çiçek köklerine sitem etti,
Kırılan dallar bir daha kök salmadı.
Uykuları kaçınca insânın akılda kalana,
Kaçan uykuyla gelen huzursuzluk bir yana.
Yaraya merhem bildiğim ellerinle dokunsana,
Sensizliği asıp bir darağacına,
Bekliyorum kalan son mecâlimle..
Bu gece de gözyaşlarım yastığımı ıslatınca,
Ben kalacağım bir başıma hayalinle..
Tek olan İlâhın inancıyla,
Kanatlı,
Kanatlanacak sözlerim,
Dilek değil,
Duaları ben yaşarım.
İtiraf ederim,
Her gece aynanın başında 'sen' oluşumla,
Sızımın beni uyutmadığı gecelerde anla..
Olası bir ihtimalin bile olmazken inatla,
Düşlerime süzül de bendeki varlığını anla..
Ayrılığın takvimini tutmadım ama,
Haset vuslâtı için, günleri sayardım.
Kalbimi ellerine koymadım ama,
Deli gibi atışını, sende uyandırdım..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!