Zamanın Sancısı Şiiri - Okan İlkılıç

Okan İlkılıç
43

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Zamanın Sancısı

Asırlar önce, mağarasından çıkan adamın yüzüne çarpan o soğuk hava dalgası, döndü dolandı, kapıyı çarparak evinden çıkan K’nın yüzüne de çarptı. “İnsanların yüzü, havadan daha soğuk” diye düşündü. K, paltosunun düğmelerini iliklerken. Caddeleri hızla geçip, sokaklara daldı. Sokağın birinde, tam köşeyi dönerken az kalsın sakat bir köpek K’yı ezecekti. Gökyüzü tamamen kaplıydı ve hava kararmak üzereydi. Ama hava kararmadı. Zaman durdu. İnsanlar bir anda oldukları yerde dondular. Bir su birikintisinin üzerinden atlayan bir kedi havada asılı kaldı. Bir adamın son nefesini çekip attığı sigara izmariti, yere bir karış kala öylece dondu. Evlerden birinde, sevişen bir çift öylece kalakaldı. Sesler sustu. Akdeniz’de bir dalga tam kıyıya vuracakken öylece kaldı. Bir kurşun, bir kadının omzuna saplanmasına üç santim kala, havada sustu. İntihar eden bir delikanlı, atladığı balkondan düşmedi ve havada asılı kaldı. Sadece K yürüyordu ve adımlarının çıkardığı sesten başka bir ses yoktu. O kadar sessizdi ki her şey K’nın bir adımının sesi, Dünya’nın bir ucundan diğer ucuna duyulurdu. Her şey sanki olağan hızıyla devam ediyormuş gibi, K, bütün bunları fark ettiği halde umursamadı. Biraz daha yürüdükten sonra C’yle buluşacağı yere geldi. C, bir sandalyede oturmuş, sigara içiyordu. Zaman sadece K ve C için devam ediyor gibiydi. K, iyice yaklaştı ve C’nin ağzındaki sigarayı eliyle sertçe çekip, derince bir nefes çekti ve onu yüz yıldır görmediği için, izmariti hemen yere attı ve kollarını iyice açıp, C’yi sardı. O kadar sıkıyordu ki sarılırken, bir ara C’nin nefesi kesildi. Sonra birbirlerini öptüler ve karşılıklı oturdular.

“Tam yüzyıl oldu, neredeydin?” dedi C. K, hemen yanlarında oturan, orta yaşlarındaki kadını, masanın üzerine bıraktığı sigaradan, uzanıp aldı. Kadın, elinde telefonuyla öylece donduğu için fark etmedi. C’nin alımından aşağı doğru dökülen kestane rengi düz saçları, insana saplanacakmış gibi duran kirpiklerine kadar iniyordu. Saçlarının kokusu, rüzgâr bile durduğu halde, K’nın burnuna kadar geliyordu.

İki elini masanın ortasına indirip birleştirerek, “Ölmem gerekiyordu” dedi K ve devam etti: “Sonra yüzyıl daha, seni bir daha görene kadar yaşamam gerektiğine karar verdim.”

Bundan asırlar önceydi. Bir adam mağarasına girdi. Gözlerini kapadı. Kedi suya düştü, kurşun kadının omzunu deldi geçti, adam kızın boynunu öpmeye başladı bir evde, bir genç adam on birinci kattan betona çakıldı.

Okan İlkılıç
Kayıt Tarihi : 12.08.2026 11:45:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!