Ufuk çizgimizde kara bir anı,
Sahurda aradı yağmur yağarken...
Bizim köyde bugün sabah ezanı,
Sensiz okunmadı, yağmur yağarken…
Bin ömrü beyhude yıktın, geçtin sen.
yoktun işte
yoksun işte...yoksun işte...
bin kez baktım, yoksun işte.
dün almaya gelmiştimde,
geçen günde,yoktun işte...
uzatsam ellerimi usulca mezarına
kapanan gözlerine baksam topraklar kat kat,
yanağına arkadaş kehkeşanlar içinde
yüzbin yıldız altında
peygambere komşu yat
aylar geçse aramasan, sormasan,
yollarını özleyerek yorulsam.
iki yana salıversen sarmasan,
kollarını özleyerek yorulsam.
umursamaz hallerinden sözünden,
ey ömrüm!
ey ömrüm bu muydu bana sunduğun,
bu muydu yıllara bakıp kandığın.
nisan seli gibi geldi de geçti,
bu muydu ikbal-i ikram sandığın ...
beklemiyordum...
çiçekler dallarda tomurcuk iken,
ben de o aralar emekliyordum.
bu sabah koşarken sonuma doğru,
sonumu yanımda beklemiyordum.
beni de götür...
giderken beni de al götür şimdi
bırakma toprağın soğuk bağrına.
hiç deme yüküm çok sen burada kal
götür merhem eyle ağrılarına.
benim ağam!
Yağmurları ip ip topla,
Sar boynuna ağam beni.
Kopar daldan yaprak yaprak,
Ser yoluna ağam beni…
anneme...
bir sela semada gezinirken vah,
ömür dedikleri bir yaşmış anne...
yağmurlar bağrımı dövdü durdu ah,
bu kara topraklar ne taşmış anne.
24 kasım 2007...
yine sensiz ah şu kasım,
öğretmenim, öğretmenim...
ağabeyim can yoldaşım,
öğretmenim, öğretmenim...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!