Hiç bir mevsimin sıcağı
Senin ellerin kadar ısıtmadı beni
Hiç bir mevsimin ayazı da
Yokluğun kadar üsütmedi
Taze tomurcuk bir gül gibisin
Hangi çiçek senin kadar güzel kokabilir ki
Bilsem ki ;
En arsız yanlarım çıkacak ortaya
Dilim itiraf edecek en mahrem sırlarımı
Faşist bir militan gibi çıkacağım sokaklara
Düzene, ezene küfürler savuracağım
Şehrin en işlek caddelerinin
Biliyorum rose..
Üşüyorsun sen şimdi
Üşüme rose
Saramam seni
Tenin bir ateş gibi yakar beni
Senin o narin parmakların
Güzeldi yaşamak seni..
radyolarda şarkılar tutmak sırayla
sevdiğin şarkıları seninle mırıldanmak
gözlerinin derinliklerinde yolumu kaybetmek
şehrin en eşsiz manzarası dururken karşımda
Sana bakmak güzeldi..
Sesin bir çığ
Büyüdükçe büyüyor.
Parmak uçlarımda sıcaklığın
Gün geçtikçe tutuşuyorum
Bir nehrin iki yakası gibi
Karşı kıyılardan bakıyorum sana
İki kere iki dört gibi
İşte bu kadar net sevdim
Gel gör ki ispatı sayfalar süren
Takvimler hangi gündeydi
Saatler kaça beş vardı
Hiç biri umrumda olmadı
kimin yarasını en çok sardıysan
Seni bi gün en cok O kıracak
Kimi en çok başının üstünde taşıdıysan
Bilki Bi gün ihtiyacın olduğunda görmezden gelecek seni
Çünkü kör birisinin gözünü açar açmaz
Yaptığı ilk iş deyneğini kırmaktır demişler
Sen şiir, ben şair olsam kaç yazar
İfadesi mümkün müdür aşkın
Boğazımda takılmış ne sözler var
Kim görse tanır seni bende
Yüzün gülüşümde aşikar
Tutulmuş olsada dilim,
Çook, çok uzun zaman olmadı mı sencede
Daha kaç yıl geçecek aradan
Kac mevsim değişecek
Dünya kaç kez dönecek
kendi etrafında,yalandan..
Ellerim bu kadar kopukken ellerinden
Dileğin oldu mu her şey bitince
Ellerin sözüne kandın sonunda
Anlarsın sevdiğim vakti gelince
Tatlı hayallere daldın sonunda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!