Karanlığın içinden gün aradım,
Her durakta kendimden iz aradım,
Bir yanımda suskunluk, kül aradım,
Yaralarıma değip, uzağa yol aradım,
Bir hakikât peşinde yürüdüm...
Gölgesini uzattı eski duvar,
İçimde kırılanı duydu rüzgâr,
Bir kapı araladım, sustu bahar,
Eşiğinde bekledim, gözlerim ağlar,
İçimde bir ışık, pesinde yürüdüm
Bazen dudağımdan bir ses suya iner,
Bazen gecelerden sabaha döner,
Bir taş üstünde ömrüm ömrümü bekler,
Uzakta bir ışık var, ruhuma değer,
Sırra yaklaşmak için yürüdüm...
Ne çok yüz bıraktım eski aynada,
Ne çok söz unutuldu sessiz anda,
Bir avuç yalnızlık kaldı avuçta,
Yürüdüm, eksildim bu meydanda,
Gönlümün izinden yürüdüm...
Vardığım her yerde kendimleydim,
Aradığım kapının önündeydim,
Meğer yol dediğim içimdeymiş,
Nefes kadar yakın, nefes kadar uzaktaymış,
Bir menzile varmak için yürüdüm...
Bir vakit kendimi dağlarda sandım,
Yükümü sırtıma aldım, usandım,
Her düşüşte biraz daha uyandım,
Öğrendim kendimden uzak kalmışım.
Kendi içimden geçip yürüdüm...
Yollar uzadıkça içime vardım,
Sustuğum yerlerde sesimi duydum,
Kırılan yanımı sessizce sardım,
Bir başka kapının eşiğinde durdum.
Sessizce kendime doğru yürüdüm...
Gecenin koynunda yıldız sayarken,
Eski günlerimi bir bir ararken,
Kalbimin kıyısında sessiz dururken,
Adını koyamadığım bir ışık gördüm.
Bir çağrının peşinde yürüdüm...
Şimdi nereye varsam yol içimde,
Eski yaralar var avucumda,
Bir eksik cümleyim kendi dilimde,
Tamamlanmak için kendime döndüm.
Uzaklardan kendime yürüdüm
Bir kapı aradım, bulana dek yürüdüm.
Kayıt Tarihi : 19.08.2026 18:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!