Nasıl dolmuşsa yüreğim kalemin canı çıktı
Hasreti yazmaktan sonunda üstüme kustu
Geçtim gözgünün annacına
Ruhu gıygaşık bıraktım
Şöyle pürdikkat bakınınca
Her bende bir sen kalmış
Pek susamış lebiderya
Sen aşkını
Veda ile öldürürken
Ben aşkımı
Şiirle ölümsüzleştirdim
Karanlık şehrin karanlık sokağı
Dümdüz görünmüyor ucu bucağı
Yola yakın mendil satan küçük kız
Ağaç karaltısına sinmiş maskeli hırsız
Kolaçan ediyor dünyalarını arsız arsız
Gün gelip göçeceğim fani dünyadan
İki çift aşktan kalan sözdür kârım
Yaşam denilen pespembe rüyadan
Uyansam ebedi hayata, aşktır kârım
Çıkma karşıma saklarım gözlerimi
Sustum, duyamazsın ki sözlerimi
Aşkın alevi yaktı, tutamazsın ellerimi
Vermedikçe bana ait olan dünlerimi
Zamanın durduğu
Kelimelerin son bulduğu
Andır karşıma çıkışın
Güneşin donduğu
Yeni umutların doğduğu
Kaybedersin hiçbir şeyin yokken
Ve hiçbir şeyin yoksa kaybedersin
En kuvvetli yangının sevgi olduğunu
Duymuştum, yürek ateşinin sönmediğini
Tuhaf gelmişti, ne ile yanıyordu?
Kömürle mi? Ömürle mi? Canla mı? Kanla mı?
Sokağın en ücra köşesiydi
Çöktüm, yanıma usulca geldi
Kar altında ben titredim, o titredi
Dikti kulaklarını, yüzüme baktı kedi
Geri Döndü.
Rızkını aramaya gitti.
Dünyayı güzelleştireceğini nereden bilsin koza içerisinde ki kelebek
Sefere çıkan gemi misali aşkın limanına demirleyince sevdayı öğrenecek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!