Ne zaman yaprak sallansa dalında,
Ben, hep o deli rüzgardan bilirim,
Nedendir içimdeki anlamsız ürperti,
Nedendir bu denli ürkekliğim,
Ne zaman kırılsa bir uçurtmanın ipi,
Vaktiyle düşse de ağaçtaki meyve dalından yere,
Uyuma Ey Türkiye! Gemi battı batıyor
Hükümet memleketi dönüm dönüm satıyor
Başbakan’ı kahkaha, Bakan göbek atıyor
Sanki babadan kalma, sen neyi satmaktasın
Utanmadan şov yapıp, kahkaha atmaktasın.
Bir garip ölmüş diyorlar şu karşı konakta,
Hişt, hişt... Duydun mu? Evladım.
Bilmem! Görmedim, uyuya kalmış diyorlar yatakta,
Hay Allah! Ne zaman? Nasıl oldu da duymadım.
Adı sanı belli mi? Bari, garip merhumun,
Burası; Yedi veren karanfilin darağacında sallandığı gülistandır,
Burası Şamil’ in balalarının kursuna dizildiği Çeçenistan’dır.
Talan edilen has bahçe Yiğit Şeyh Şamil’in öz yurdu,
Bu sermest-i vahşet karşısında neden? Dünya uyudu.
Aşk bir başka güzel seninle
Sevda başka
Mevsimler başka açıyor çiçeklerini
Uzatırsan bana ellerini
Tutarım, sımsıkı
Yorulmam
Heyhat, bir gecem yine gündüze gebe kaldı,
Birden kıpırdanmaya başladı hayalimdeki çocukluğum.
Hüsnünde hayal eden ümitlerim hep soldu,
Ölmekse eğer kurtulmak, o zaman anlaşılır yokluğum.
Çalmaz ki bu gecede kimse açık kapımı,
Yırtılsın gece boydan boya yetimin çığlığıyla,
Düşsün!
Yüreğinden taşan hıçkırığının sesine, gökten yıldızlar.
Küssün dolunay, kara bulutların ardından çıkmasın,
Kalsın yetim, kalsın öksüz, soğuk kaldırımlarda yalın ayağıyla.
Dalga, dalga
Katmer, katmer
Vampir gibi
Her biri bir köşeden
Saldırdı üstüme
O an
Bu gece son gecem sende
Elveda, kaybolan günlerimin anıları,
Seni yaşadığım, seni gördüğüm günde
Nerede şimdi o eski günlerin hatıraları.
Bir gecen koca bir ömür geldi bana
Daha ne istersiniz beni benden bilmem ki
Gök yüzünden güneşi koparmak mümkün değil
Kurumuş dilim, dilim yağız toprak
Açsam ellerimi Tanrı’ ya yağmur duası bilmem ki.
Saçmalık olsa gerek kabirden ölüleri çıkarmak
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!