Şu yorgun aklımın köşesinde, ansızın
Acı biber gibi dilimi yakan kız!
Geniş ovalarda koşan asil tayların,
Neşesi gibi deli, göğe şahlanan kız!
*
Deseler; inanmazdım bir çalgı sesine,
Gönül hoplayacak, yabanın ellerinde..
Kırmızı çizmelerle atlayıp sahneye,
Kahkahası çınlar, nehrin serinliğinde..
*
Fakat öyle kolay değil! Bu hırçın rüzgar,
Etekleri uçuşur, bir keman telinde..
Gönül yavaşla, bu deli sevda seni yorar!
Macar inadı saklı, o gülen yüzünde..
*
Ey Gönül, durduk yere sen ateşe atlama,
Acılı baharatla, boş aşı kaynatma..
Baştan çıksan da.. vallahi, kovalama boşa,
Çılgın bir ezgi bu, sığar mı hiç akla?
*
O sıcak çorbada buldum ben o garip tadı,
Esmer çalgıcılar çalarken hüzünleri..
Kimse bilmez bu coşkun, bu yabancı adı,
Kıskandırır güneşi, sırma kahkülleri.
*
Bozkırın ortasında kurulan sofralar,
Kadehler tokuşur.. neşe taşar ansızın,
Eski şatolardan arta kalan sevdalar,
Peşinden sürüklüyor, ateşi bu kızın.
*
Yaşlı kalbim çırpınır uslanmaz çocuk gibi,
Ne dilini bilirim.. ne anlarım sözünden..
Tutulmuşum bir kere, görünmüyor hiç dibi,
Tatlı bir kıvılcım sıçrar durur gözünden.
*
Şu yorgun aklımın köşesinde, ansızın
Acı biber gibi dilimi yakan kız!
Geniş ovalarda koşan asil tayların,
Neşesi gibi deli, göğe şahlanan kız!
Kayıt Tarihi : 31.07.2026 16:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!