Yollar
Gittikçe bitmeyen,
Yürüdükçe yorulduğun...
Bir gün engebeli,
Bir gün eğimli.
Bir gün tümsek,
Bir gün yokuş,
Bir gün iniş...
Yürüdükçe çizgilerin silindiği,
Ayaklarına dermansızlığın çöktüğü...
Ağrı her adımda iliklerine işlese de,
Ne kadar durmak istesen de
Durmaya bile hakkının kalmadığı...
Gözlerine kadar dayanan ateş,
"Artık yeter." diyen kalbin,
Omuzlarına yüklediğin külfet...
Ve sonra anlarsın;
En ağır yük, sırtında taşıdığın değil,
İçinde susturduğun çığlıklarmış.
Yollar,
Sadece ayaklarını değil,
Hayallerini de aşındırır.
Her virajda biraz daha eksilirsin,
Her dönemeçte bir parçanı bırakırsın.
Kimse görmez
Dizlerinin titrediğini,
Gülüşünün ardında
Sessizce yıkılan ömrünü.
Bir gün yağmur olur gözlerin,
Bir gün fırtına olur nefesin.
Ama yine de yürürsün...
Çünkü geri dönmek,
İleri gitmekten daha ağır gelir insana.
Ve bir vakit gelir...
Yol biter sanırsın,
Oysa biten yol değildir;
İçindeki son güç kırıntısıdır.
Sonra küllerinden doğrulursun.
Yaraların pusula olur,
Acıların yol arkadaşı...
Anlarsın ki;
İnsanı varacağı yer değil,
Vazgeçmeden yürüdüğü yollar büyütür.
Çünkü yollar,
Bir şehre değil,
İnsanın kendi içine çıkar.
Ve en uzun yolculuk,
İki adım arasında değil;
Son yolculuğunu
Tanamlayana kadardır.
Kayıt Tarihi : 27.06.2026 16:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!