Keşke hayatım bir yapboz olsaydı,
Ya da geçmişim kurşun kalemle yazılsaydı;
Silebilseydim bütün o kahreden keşkelerimi,
Atabilseydim ömrümden o ceylan gözlerini.
Neden ben, niçin ben Allah’ım?
Bu bir isyansa eğer, affet beni;
Birisi sildi yirmi dört koca yılı,
Yirmi dört dakika bile düşünmeden...
Bölündü, parçalandı o güzelim mevsimler;
Yirmi dört yerinden kanadı kalbim.
Şimdi elini, ya kırılasıca bir el tutarsa?
Ya o kör olasıca kem gözlerim görürse?
Bir elma gibi düşerim toprağa, çürürüm sensiz;
Ben cehennemi daha ölmeden, bu dünyada yaşarım çaresiz.
Ve bir gün, adımı unutursan bir kuytu köşede,
Bil ki o gün ben yirmi dört yerden vurulmuşumdur.
Üstüme çekilince o soğuk, o dilsiz perde,
Sana en büyük bedduam; unutulmuşluğumdur.
Artık ne bir ses kalır benden, ne de bir iz;
Ölüm dediğin nedir ki? Biz zaten birbirimizden habersiziz.
Şiirden geriye kalan satırlar:
•Bak kardeşim, hayat yapboz değil… bozduğunu geri toplayamıyorsun.
•Keşkeler insanın en ağır yüküdür… omza değil, kalbe biner.
•Yirmi dört yıl dediğin şey, birinin dudak ucuyla “bitti” demesine bakar.
•Bir ömür parçalara ayrılır da her parçada aynı acı durur.
7 Mart 2017 / Saat: 15:30 / Salı / Bartın
Halil KumcuKayıt Tarihi : 10.02.2025 17:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
"Zamanın kanatlarında savrulurken, kalbinle izlediğin yolun en değerli adımı olduğunu unutma."




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!