Nükleer Santral ister, Öcalan’a genel af,
Milliyetçi oldular, halkı buldular ya saf (!) .
Barajı aş’cam diye çok fazla ümitlenme,
GöZüyle inatlaşan donuna sAçar, boş laf.
Ankara, 24.05.2015
Altın tuvalet yapmış Milletin parasıyla
O tuvalet yerine ağzına sıZacaklar,
Ortaya çıkacak hep akıyla, karasıyla,
O nazik kAçınıza pamuk tıkayacaklar.
Ankara, 26.05.2015
Onlar kertenkele, biz hep kertilen,
Düzen değişse de biziz düzülen,
SEktir olup gidecekler hepsi de,
Çoğaldıkça pişman olup üzülen.
Ankara, 30.05.2015
Perinçek: Sen "Türk yok" dersin,
Tanrım akıl-fikir versin.
Sözünü geri almazsan;
O Çin Seddi sana girsin.
Ankara, 05.06.2015
Seni DeLi'cesine seviyorum,
Akıllılık yapmaktan korkuyorum.
Bu Aşk ıslak, sırılsıklam oldum ben,
Sadece erimekten korkuyorum.
Kızılay/Ankara, 17.09.2015
Leyla’ya Mecnun kavuştu mu sanki?
Ya Kerem Aslı’ya, Ferhat Şirin’e?
İlk kez ben mi ayrı kalacağım ki?
Bu üzüntüm, kederim, telaşım ne?
Ankara, 27.06.2015
1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI KUTLU OLSUN.
Umuyorum ki bu 1 Mayıs adına yakışır bir şekilde, BAYRAM havasında geçer. Kökü dışarda aşırı örgütlerin ve gizli hükümet işbirlikçilerinin bu bayramı zehir etmelerine, terör ve şiddet eylemlerine halkımız izin vermez.
-Gerçekten işçinin, emekçinin sorunları tartışılır, duyurulur, çözüm yolları araştırılır,
-Asgari ücret, taşeron işçilik, mevsimlik işçilik gibi sorunlar masaya yatırılır.
-Maden ve ağır çalışma koşulları bulunan işyerlerinin iyileştirilmesi, insani çalışma koşullarının sağlanması konuşulur,
Yetmiş yaşından sonra ilk şiirini yazmaya başlayan Antalyalı bir Mimar ağabeyimiz yazdıklarının beğenilmesi üzerine yazmaya devam etmiş ve birkaç şiir kitabı çıkarmıştı.
Şiire başlamanın yaşı ve zamanı yok. Şiir yazmak için de. Ancak eline kalemi kağıdı alıp "Ne yazsam ki? " diye yazılan şiirler pek de başarılı olmazlar.
Bunun yerine kalem ve kağıdı yatarken bile başucundan eksik etmemek, aklına ilk geliverdiği zaman yazmak daha başarılı sonuçlar verebilir.
Şiir duyumsanarak, hissedilerek yazılmalı, birinci amaç içinde bulunulan ruh halini ve duyguları satırlara samimi bir biçimde dökebilmek olmalı.
Şiiri ille de belirli kurallara bağlamak, bir sanat ögesini şiirde işlemek veya (en çok yapılanı) kafiye uydurmak için cümle devirmek ve konudan uzaklaşmak şiire amatörce olduğu hissi verir. Ayrıca şiiri "Plastik" kalıplar içine sokar ve hapseder ki günümüzde Türk Şiiri'nin en büyük sorunsallarından biri bu. Küçük hataları olan şiirler daha samimi duyguları içeriyorsa ben daha çok severim. Öte yandan Türk Halk Edebiyatımızda ve türkülerimizde sıkça kullanılan bu biçim bir yandan da hoşuma gider, samimiyet hissi uyandırır bende. "Dağdan kestim kereste, kuş besledim kafeste" gibi...
Şair kendi dilini de iyi bilmeli, sözcük dağarcığı geniş olmalı. Dil ve yazım kurallarını, noktalama işaretlerini yerinde kullanabilmeli. Çok fazla noktalama işareti şiirden dikkati kaçıracağı için önerilmez, hatta iki nokta üst üste, noktalı virgül gibi işaretler kullanılmamalı diyenler de var. Ayrıca anlam değişmesi söz konusuysa ve hecenin uzatılması gerekiyorsa harflerin üzerine inceltme işareti ve dörtlükler veya şiir bölümleri arasına boşluk veya işaret de konulmalı.
İkimiz de mavi giymiştik bugün,
Mavişelim diyemedim ben sana.
Muhabbet edelim; tenhada bir gün
Buluşalım diyemedim ben sana.
.....
Güneş gibi yüzün, gözüm kamaşır,
Keşke kek yapsaydın keşkek yerine
Bayıldım ellerinin hünerine
Hülya güzel keşkek yapar dediler
Umarım gelir de yerim İzmir'e.
Ankara, 08.10.2016, 01:47




-
Almula Erdem
-
Almula Erdem
-
Almula Erdem
Tüm Yorumlarhttps://m.youtube.com/watch?v=9mT1wUbpgj4
Canımmmm komşu babammmm
15 TEMMUZ DEMOKRASİ VE BİRLİK GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN :))
https://www.youtube.com/watch?v=maTeCQo9jUg
Emre Aydın - Sen Gitme