Zayi olmuş bir yürek,
Sevdalı, hem biraz deli.
Okuyup geçmek insafa sığmaz
Düşünmek gerek.
Bu da yetmez;
Anlamak gerek,
Ben dertliyim her gün ağlarım,
Çok neş’eliyim! Ağlarken gülerim.
Ben seher yeliyim, durmaz eserim,
Hiç ağlarken gülünür mü, ben deliyim.
Bir fırtına kopar gelir içimden,
Zamanda sonsuzluk var
Karanlık dünyamda ışık
Benden içerde bende var
İlk aşk, bilmem kaçıncı aşık
Sen, çiçek demeti güzelim!
Gözlerinde nefret,
Oturmuş…
Avuçlarında kan,
Gülmeyi unutmuş
Sen... Yaralı çocuk.
Dipsiz kuyularında soluklandığım,
Karanlık taşlarında sabahladığım,
Bir tutam sevgi diye dilendiğim
Özlemine sarılıp, firakınla ağladım.
Garip
Ayrılmak için soğukta titreşenler,
Elleri cebinde iki büklümdürler.
Kavuşmak için sevinçle bekleşenler,
Bağrı açık gel.. gel.. derler.
Birisi bekler umutsuz, dalgın, düşünceli,
Sabır gerek kızdığında, bir mü’mini af etmek büyük olay mı?
Neşeli iken ne yaptın kardeşine şaka mı, yoksa alay mı?
Zehir ile pişmiş aşı yemek gerek, yoksa abilik kolay mı?
Sabaha karşıydı hatırlarım
Son gemi kalkıyordu limandan
Seçemedim gözlerinin rengini
Sessizce ağlıyordun durmadan
Hıçkırıklarında yalnızlığı buldum
Gün doğuşunu izlemek sadece hayal değil,
Hakikatler ise sadece bir kere yaşanmaz.
Koca bir ömür vermek de nasip işi az değil,
Kabuk bağlamış yaralar tekrar kanatılmaz.
Madem kanattın yaramı meramım bu değil,
Tatlı bir bahar sabahı,
Deli gönül esti yine.
Kucağımda gülüm soldu,
Acılar oturdu yüreğime.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!