Başım avuçlarımın içinde, saat dokuzu beş geçiyor,
Kahvehanenin uğultusunda düşüncelerime uykusuzum.
Yine dünden beterim bu gün, dışarda kar yağıyor,
Yağan karlardan derya olsa, ben sana susuzum.
Bir nefes daha aldım sigaramdan, karanlıklardaki yalnızlığıma
Kahretsin ! Ne seninle olabiliyorum ne sensiz.
Öfke dağları tutmuş, mor mor halkalar,
Bir dokun istersen, kahkahalar ardında yas var.
Şirin sözlü, ahu gözlü, çiçek çiçek bir yer...
Yıllara yenik düştü, vurgun yedi sevdalar.
Sen prangalarımda mahkumsun
Canevimde sensizlik kanayan yara
Ben sana mecburum, hem mahzun
Sevdanı taç yaptım beşikten mezara
Ruhum işkencelerde, hala nefsin kölesi,
Adaklar adadım uğruna,
Canım kurban yoluna,
Açtım bağrımı gir koynuma,
Bizi ayıran Almanya’dan
Gelirken getir bir demet para.
Bir çift göz mü, beni benden alan,
Düşüncelerime, umutlarıma,
Bekleyenlerime dur diyen?
Yoksa, bir tatlı tebessüm mü?
Allahım...
Zaman durdu sanki, geçmek bilmiyor.
Bin bir özlemle arıyorum her yeri,
Bana yabancı ıssız sokakları.
Söyleyin diyorum, nerde o peri,
Söyleyin ey kasvet sokakları.
Köpek, köpekliğini bilmez, insanı denemek ister.
Eline geçen kemiği sanır ki; O’da yemek ister.
Kemiği atar önüne, iştiha ile yesin diye,
Kemik tekrar önüne atılır, sanır bu bir hediye!
Bu bir zafer güneşidir,
Bu ses bir top sesidir.
Korkma! Korkma anacığım
Mehmetcikler geliyor.
Enginlere açılmış bir gemi,
Üşüyordum sisli hayallere, nemli yarınlara,
Çileli bir yaşantının sonsuz derinliklerindeydim.
Başım dönüyordu, bitmeyen umutsuzluklara,
Kırdığım her kadehte, bir sevgiye yaklaşır gibiydim.
Sonra bir gün, ansızın biri çıktı karşıma,
Daha ne istersin bilmem ki, yetmez mi kalbimi çaldığın,
Bir tek bakışa hasret koyduğun, asırlardan beri?
Sabahlara dek uyutmayıp, gecelerimi paylaştığın,
Bana çok gördüğün o bir gün yetmez mi, söyle peri?
Birkaç kelime görüşebilmekti senden istediğim;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!