Ne bir ana şefkati, ne babanın gölgesi,
Karanlık gecelerde kesilir kısık sesi.
Duvarda asılı durur o eski elbisesi,
Boynu bükük dolanır öksüz, yetim çocuklar.
Bayram gelir, herkesin yüzü güler sevinçten,
Onun içi parçalanır, sızlar ta derinlerden.
Kimse anlamaz halini, akan kanlı yaşından,
Hayatın sillesini yer öksüz, yetim çocuklar.
Anne diye ağlar da, buz tutar yastıkları,
Baba deyip aranır, bomboştur sokakları.
Gönlünde sönmek bilmez hasretin ocakları,
Izdırapla yoğrulur öksüz, yetim çocuklar.
Bir lokma ekmeğinde bin elin minneti var,
Sığınacak bir yuva, bir sıcak şefkat arar.
Koskoca dünya ona sanki dar oğlu dardır,
Dert yükünü sırtlanır öksüz, yetim çocuklar.
Uğur’um, yetimliktir Peygamber’in mirası,
Kapanmaz bu dünyada yüreklerin yarası.
Mahşerde gülecektir elbet hesap sırası,
Rabbine emanettir öksüz, yetim çocuklar.
Kayıt Tarihi : 2.06.2026 00:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!