Gökyüzü benim gökyüzüm
İster kaldırır atarım
ister keser, metre metre satarım
Kime ne? ..
Bazen kaybolur da gökyüzünden
Anlarım, bir çocuk çalmış bulutlarımı
Şimdi, sabah sekiz
akşam beş nöbetimde,
dört duvar arasında
koca bir gün duruyor önümde...
-Dışarıda bahar,
Nefes aldığın şehirde
her mevsim bahar olur ancak
İlkbahar
Yazbahar...
Üç tarafın dört deniz,
her mevsim sarı-sıcak
Boş bir köşk kadar hüzünlüyüm bu sabah
Terkedilmiş odalar öylece yapayalnız
Örümcekler sessizce ağlarını örüyor
Ve gün ışığı tozlu bir ok misali
giriyor pencereden içeriye apansız…
Sevindim, az daha benlesin diye
Gözlerin yoldaydı, acıdı canım
Ateşe koydum da demlensin diye
"Yaktın"dedin, sustun, acıdı canım.
Gözlerine baktım, gülersin diye
Kötü ettik…
Yemin etmiştik oysa sevgisizliğe
Yitirmiştik aşka inancımızı
Biz değimliydik,
Kanatsız bırakan masumiyeti,
Prangalara mahkum eden yüreğimizde
Özledim seni çocuk
Nasıl özledim, bilsen
Bak ellerim buz gibi
Bak dudaklarım soğuk
Nasıl özledim seni
Nasıl özledim çocuk
Cennette de olsan cehennemde de
Yalnızlıksa mevzumuz bence fark yok sevgili
Sınır karakolumda nöbet tutar gözlerin
Sensizliğimden öte bana Şark yok sevgili.
Sen benı sevme Istersen
Ama demedi deme
Mutsuz geçen her sanıyen ıçın
Ellerin hesap soracak sana
Dudakların hesap soracak
Saçının her teli
Benim sende sevdiğim sendeki benim
Görmesem gözlerinde kendi yüzümü
Böyle güzel çıkmasa dilinden adım
Sana bir dakika katlanır mıydım?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!