"Bir sus" dedin, bir sustum...
...
...
Bir sustu yanımdaki hayalin
Göğsümde taşıdıgım gölgen
sadece ikimize ait evren
Benim bittiğim yerde sen başla
...
Nasıl gecenin bittiği yerde başlarsa sabah
Kışın bittiği yerde bahar
Sabrımın bittiği yerde başla sen
Sesimin...
Göklerdeki bulutlar
O tertemiz umutlar
Parklarda salıncaklar
Sadece ikimizin…
Karşımızda bir kale
Camkırığı gülüşlerimle
yaralarımı ne kadar gizlersem,
o kadar hayat...
Ve sınırı yok incinmişliğimin...
Sen şöyle bir bak geç yine de
Iki savaş gördü ömrüm
biri elden, biri senden
El yıkmadı, yel yıkmadı, yol yıkmadı sana kadar
Bir avuç toprakla kalktım, takıldığım türlü yerden
Benim diyen babayiğit kul yıkmadı sana kadar
“En şirin yeridir İzmir’in” demiştin ya
bir akşam vakti seninle Şirinyer’den geçerken
İlk defa bakmaya başladım sokaklara
Bambaşka bir görünüm kazandı gözlerimde
Şirinyer’in yolları, insanları, caddesi
Ne kadar da güzelmiş burada bulmak seni
Ben sevmezdim sigara dumanlarını
ve tadını biranın genzimi yakan
Senden önce severdim ben baharı
Ben bu ben değildim senden önce
Almazdan önce sevinci umutları
Sen giderken,
bahar saçlarını salmak üzereydi
soğuk, yağmurlu sonbahara
Sen giderken,
gözlerim doluverdi ara ara
Gelişin erkendi,
Kapıları kapattım, çektim çıktım sessizce
Tek bir ışık sızmayan odamın içindesin.
Ne zaman sesler sussa, duyuluyor nefesin
Kilit vursam ne çıkar, sen hâlâ içimdesin.
Işıkları söndürsem, bakmasam pencereden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!