Yeşil vadilerde rüzgar esiyor hep serin serin,
Çiçekler açmış baharda kokusu gelir bu yerin,
Koyun sürüsü otlanır şu yeşil tepelerinde,
Çoban kavalını çalar serin ulu köşelerde.
*
Gürül gürül akan dere ovaya can veriyor bak,
Kuşlar gökyüzünde uçar kanatları çırpınarak.
Geniş tarlalar ekilir tohumlar filiz veriyor,
Gökten düşen yağmur ile topraklar suya doyuyor.
*
Gönlümde açan çiçekler baharın müjdecisidir,
Doğa uyanır erkenden gün ışığı sevincidir.
Ağaçlar yaprak açıyor orman yeşile bürünür,
Serin rüzgarlar eserken yapraklar rüzgara yürür.
*
Pınarlardan içen ceylan doya doya suyu içer,
Arılar kovan içinde bal yaparak günü geçer.
Köylüler tarla başında emeklerini biçiyor,
Güneş tepeden doğarken ufukta ışık saçıyor.
*
Sarmaşıklar dolanmış hep ulu ağaç gövdesine,
Bülbüller şarkı söylüyor gülün ince dallarına.
Bir huzur dolar içime bakınca orman haline,
Sevinç dolu bakışımla daldığım yeşil ufukta.
*
Köyün yolunda yürürken kelebekler uçuşuyor,
Çimenlerin üzerinde sarı papatya coşuyor.
Gölün yüzeyi çok durgun güneş gökte ışıldıyor,
Uzaktan sesi duyulan şelaleler hep çağlıyor.
*
Esen yeller ovalarda başakları eğiyor bak,
Topraktan gelen kokular her tarafa yayılarak.
Sürünün sesi geliyor ince ince çan çalarak,
Köy sokağında çocuklar neşe ile oynaşarak.
*
Kırın ortasında durdum derin derin nefes aldım,
Masmavi şu gökyüzüne uzun uzun bakıp daldım.
Alaca karanlık çöker akşam serinliği geldi,
Sürüler köye dönerken ormanın sesini deldi.
*
Köpekler havlayıp durdu ağılların kapısında,
Çoban ateşini yaktı ulu dağın arkasında.
Yıldızlar gökte parlarken ayın şavkı suya vurdu,
Bütün doğa uykusuna geçerken çok sessiz oldu.
*
Gecenin serin soluğu ormanlara huzur kattı,
Baykuşun sesi duyuldu yuvasına gelip yattı.
Doğanın bu saf huzuru insanın içine eser,
Yeşilden siyaha dönen bu manzara güven verir.
*
Sabah çiy'leri parlıyor çimenlerin üzerinde,
Horozlar ötüyor her an köy evinin bahçesinde.
İnce bir sis tabakası vadileri sarmış yine,
Gökyüzü açıldı artık güneş çıktı tepesine.
*
Atına binen bir köylü tarlasına doğru sürer,
Traktör sesi yayılmıştır ormanlığın yolu biter.
Karıncalar emek verir yuvasına erzak taşır,
Toprak o kadar verimli doğa uyanmış kamaşır.
*
Söğüt ağacı eğilmiş serin akan o suyuna,
Kurbağalar vıraklıyor eşlik eder bu oyuna.
Bulutlar uçuşup gider mavi göğün taçlarında,
Bahar rüzgarı esiyor ağaçların saçlarında.
*
Kirpiler yuvadan çıkmış otluklarda dolaşıyor,
Arılar polen peşinde çiçek çiçek uçuşuyor.
Pınar başında insanlar tas tas su içiyor bugün,
Bu küçük köyün içinde yaşanıyor büyük düğün.
*
Meyve ağaçları dolmuş erik elma kiraz ile,
Çocuklar dallara çıkar toplarlar hep neşe ile.
Doğanın bu coşkusunda hiç bitmeyen bir sevinç var,
Pastoral bir şarkı gibi ötüşüyor bütün kuşlar.
*
Dağların eteklerinde yaylalar yeşile dönmüş,
Kışın o soğuk rüzgarı bahar geldi deyip sönmüş.
Yörük çadırları kurmuş düzlüklerin üzerine,
Kadınlar yoğurt yapıyor yaylanın serin yerine.
*
Odun ateşi tütüyor dışarıda ağır ağır,
İnekler sağılıyor bak kovalar doluyor sütle,
Taylar koşuşup dururken atlar da peşinden otlar,
Köylünün emeği bitmez her gün çalışıyor onlar.
*
Kırlangıçlar yuva yapar evlerin çatılarına,
Doğa uyanıp can verir börtü böcek canlarına.
Açan papatyalar göze beyaz bir deniz gibidir,
Vadide akan derenin sesi kalbin tabibidir.
*
Tohum eker yiğit çiftçi umutla bekler yarını,
Tırpanların sesi böler geniş tarlanın bağrını.
Toprak bereketli olur yağan yağmurla beraber,
Gökyüzü ona gülümser gelir gökten iyi haber.
*
Pastoral bir ahenk ile bütün doğa bizim için,
Çocuklar kırda koşuyor gülüyorlar için için.
Orman o kadar serin ki içine giren ferahlar,
Gece olur ay ışığı yeşil vadide sabahlar.
*
Yemyeşil kırlara doğru uzandım bahar gününde,
Bütün derdimden arındım bu eşsiz doğa önünde.
Leylekler göç edip gelmiş direklerin tepesine,
Kuşlar muhabbet ediyor karışmışlar köy sesine.
*
Bir ceylan ürkek bakışla ormandan dışarı çıkar,
Berrak dereden su içip etrafa korkuyla bakar.
Tavşanlar zıplayıp kaçmış çalıların arasına,
Doğanın bu düzeninde merhem olur yarasına.
*
Çoban çantası asılı ihtiyar meşe dalına,
Köpeği de uyuyor şu serilen otun yanında.
Çimenler öyle taze ki yalın ayak basasım var,
Çiçekleri koklayarak rüzgarı içimde sayar.
*
Sürüler yolunda sakin meleyerek otlanıyor,
Gönlüm bu pastoral yerde adeta başa dönüyor.
Sarı sıcak gökyüzünde güneş doğayı ısıtır,
Üşüyen böcekleri de ışığıyla uyandırır.
*
İnce bir yel estiğinde dallar narince eğilir,
Ağaçtan düşen yapraklar toprağın üstüne gelir.
Doğa kendi şarkısını fısıldar bütün canlıya,
Selam verir uçan kuşlar o ağaçlı yeşil yola.
*
Vadi boyu uzanıyor ovada sarı başaklar,
Toprak elmas gibi değer içinde umut kucaklar.
Dere tepe dolaştığım çocukluk anılarım var,
Bu doğanın kucağında hiç üşümezdi ayaklar.
*
Pınarların gözesinden tatlı tatlı sular içen,
O eski günleri anar bahar gelip doğa seçen.
İkindi vakti gölgeler uzadıkça orman uyur,
Esen rüzgar meşelerde kendine bir yuva bulur.
*
Gece olunca dışarı yıldızlarla doluverir,
Ateş böcekleri uçar ışıkla ormana girer.
Kurbağalar sazlıklarda koro halinde ötüyor,
Ay ışığı derelerde gümüş gibi yakışıyor.
*
Gecenin sessizliğine bülbülün sesi karıştı,
Aşkı anlatan şarkısı doğanın ruhuna sızdı.
Doğadaki bu güzellik hiçbir yapıda bulunmaz,
Yeşilin her bir tonunu taşıyan orman hiç solmaz.
*
İlk baharın gelişiyle yeniden canlanır doğa,
Bütün ovalar dağ başı benzer eşsiz bir masala.
Ben insan olarak aciz bu manzaranın önünde,
Saygıyla eğilip durdum bu muhteşem kır gününde.
*
Rüzgar uğuldar dağlarda serin biçimde esiyor,
Bulutlar yavaş yavaşa tepeleri de geçiyor.
Koyunların yuvasına doğru gittiği patika,
İnce bir toz kalkıyordu o ince toprak yolunda.
*
Bir kaplumbağa yavaşça yolun karşısına geçer,
Ağaçtaki sincap o an elindeki cevizi yer.
Hayat ormanda her zaman sade bir ritimle akar,
Şehrin o gürültüsü de doğadan uzakta kalır.
*
İnsan burada kendini evrenin kalbinde sanır,
Yeşilliklerin içinde kendine bir huzur arar.
Uzaktan dere sesi de kulağıma narin gelir,
Bu ses benim yüreğime anlatılmaz sevinç verir.
*
Gökte uçan bir şahinin açık kanatları parlar,
Avını arayan gözü topraktaki otu tarar.
Doğanın bu dengesinde kusursuz bir işleyiş var,
Hem vahşi hem de çok narin biçimde akar zamanlar.
*
Pastoral bir resim gibi duruyor karşımda orman,
Güneş batıya dönerken kızıla boyandı her yan.
Çoban sonunda köyüne doğru sürüyor akını,
Bu güzel bahar gününün damağımda kaldı tadı.
*
Gece olunca tepeler siyahın içine daldı,
Uzakta ateşler yandı akşam serinliği kaldı.
İnce bir yağmur başladı toprak kokusu yayıldı,
Doğanın bu şahanesi herkesin aklını aldı.
*
Bir baykuş sesi ötüyor gecenin karanlığında,
Suların sesi coşuyor derenin akışlarında.
Sabah ışığı çıkmadan doğa uyuyor öylece,
Bu eşsiz bahar rüyası devam edecek hep gece.
*
Yarın yine o güneşle bütün kırlar uyanacak,
Koyunlar meleyip durur tatlı otlarla doyarak.
Çoban yine kaval çalıp o dereye inecektir,
Pastoral doğa bizleri sevince bürüyecektir.
*
Gönül ister ki bu kırlar ebediyen yeşil kalsın,
İnsanoğlu bu doğadan kendine bir hisse alsın.
Kuşların ötüşü ile açan çiçekleri görsün,
Şehrin o gürültüsünden kaçıp burada dem sürsün.
*
Vadiler nehirler bağlar belini doğanın her an,
Çocuklar oynasın hep şen kırlarda gülümsesin can.
Bu şiir burada bitsin kırların övgüsü ile,
Selam olsun bütün yeşil ovalara sevgi ile.
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 08:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!