Yeşil Ovalara Sevgi İle Şiiri - Kasım Ko ...

Kasım Kobakçı
4551

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Yeşil Ovalara Sevgi İle

Yeşil vadilerde rüzgar esiyor hep serin serin,
Çiçekler açmış baharda kokusu gelir bu yerin,
Koyun sürüsü otlanır şu yeşil tepelerinde,
Çoban kavalını çalar serin ulu köşelerde.
*
Gürül gürül akan dere ovaya can veriyor bak,
Kuşlar gökyüzünde uçar kanatları çırpınarak.
Geniş tarlalar ekilir tohumlar filiz veriyor,
Gökten düşen yağmur ile topraklar suya doyuyor.
*
Gönlümde açan çiçekler baharın müjdecisidir,
Doğa uyanır erkenden gün ışığı sevincidir.
Ağaçlar yaprak açıyor orman yeşile bürünür,
Serin rüzgarlar eserken yapraklar rüzgara yürür.
*
Pınarlardan içen ceylan doya doya suyu içer,
Arılar kovan içinde bal yaparak günü geçer.
Köylüler tarla başında emeklerini biçiyor,
Güneş tepeden doğarken ufukta ışık saçıyor.
*
Sarmaşıklar dolanmış hep ulu ağaç gövdesine,
Bülbüller şarkı söylüyor gülün ince dallarına.
Bir huzur dolar içime bakınca orman haline,
Sevinç dolu bakışımla daldığım yeşil ufukta.
*
Köyün yolunda yürürken kelebekler uçuşuyor,
Çimenlerin üzerinde sarı papatya coşuyor.
Gölün yüzeyi çok durgun güneş gökte ışıldıyor,
Uzaktan sesi duyulan şelaleler hep çağlıyor.
*
Esen yeller ovalarda başakları eğiyor bak,
Topraktan gelen kokular her tarafa yayılarak.
Sürünün sesi geliyor ince ince çan çalarak,
Köy sokağında çocuklar neşe ile oynaşarak.
*
Kırın ortasında durdum derin derin nefes aldım,
Masmavi şu gökyüzüne uzun uzun bakıp daldım.
Alaca karanlık çöker akşam serinliği geldi,
Sürüler köye dönerken ormanın sesini deldi.
*
Köpekler havlayıp durdu ağılların kapısında,
Çoban ateşini yaktı ulu dağın arkasında.
Yıldızlar gökte parlarken ayın şavkı suya vurdu,
Bütün doğa uykusuna geçerken çok sessiz oldu.
*
Gecenin serin soluğu ormanlara huzur kattı,
Baykuşun sesi duyuldu yuvasına gelip yattı.
Doğanın bu saf huzuru insanın içine eser,
Yeşilden siyaha dönen bu manzara güven verir.
*
Sabah çiy'leri parlıyor çimenlerin üzerinde,
Horozlar ötüyor her an köy evinin bahçesinde.
İnce bir sis tabakası vadileri sarmış yine,
Gökyüzü açıldı artık güneş çıktı tepesine.
*
Atına binen bir köylü tarlasına doğru sürer,
Traktör sesi yayılmıştır ormanlığın yolu biter.
Karıncalar emek verir yuvasına erzak taşır,
Toprak o kadar verimli doğa uyanmış kamaşır.
*
Söğüt ağacı eğilmiş serin akan o suyuna,
Kurbağalar vıraklıyor eşlik eder bu oyuna.
Bulutlar uçuşup gider mavi göğün taçlarında,
Bahar rüzgarı esiyor ağaçların saçlarında.
*
Kirpiler yuvadan çıkmış otluklarda dolaşıyor,
Arılar polen peşinde çiçek çiçek uçuşuyor.
Pınar başında insanlar tas tas su içiyor bugün,
Bu küçük köyün içinde yaşanıyor büyük düğün.
*
Meyve ağaçları dolmuş erik elma kiraz ile,
Çocuklar dallara çıkar toplarlar hep neşe ile.
Doğanın bu coşkusunda hiç bitmeyen bir sevinç var,
Pastoral bir şarkı gibi ötüşüyor bütün kuşlar.
*
Dağların eteklerinde yaylalar yeşile dönmüş,
Kışın o soğuk rüzgarı bahar geldi deyip sönmüş.
Yörük çadırları kurmuş düzlüklerin üzerine,
Kadınlar yoğurt yapıyor yaylanın serin yerine.
*
Odun ateşi tütüyor dışarıda ağır ağır,
İnekler sağılıyor bak kovalar doluyor sütle,
Taylar koşuşup dururken atlar da peşinden otlar,
Köylünün emeği bitmez her gün çalışıyor onlar.
*
Kırlangıçlar yuva yapar evlerin çatılarına,
Doğa uyanıp can verir börtü böcek canlarına.
Açan papatyalar göze beyaz bir deniz gibidir,
Vadide akan derenin sesi kalbin tabibidir.
*
Tohum eker yiğit çiftçi umutla bekler yarını,
Tırpanların sesi böler geniş tarlanın bağrını.
Toprak bereketli olur yağan yağmurla beraber,
Gökyüzü ona gülümser gelir gökten iyi haber.
*
Pastoral bir ahenk ile bütün doğa bizim için,
Çocuklar kırda koşuyor gülüyorlar için için.
Orman o kadar serin ki içine giren ferahlar,
Gece olur ay ışığı yeşil vadide sabahlar.
*
Yemyeşil kırlara doğru uzandım bahar gününde,
Bütün derdimden arındım bu eşsiz doğa önünde.
Leylekler göç edip gelmiş direklerin tepesine,
Kuşlar muhabbet ediyor karışmışlar köy sesine.
*
Bir ceylan ürkek bakışla ormandan dışarı çıkar,
Berrak dereden su içip etrafa korkuyla bakar.
Tavşanlar zıplayıp kaçmış çalıların arasına,
Doğanın bu düzeninde merhem olur yarasına.
*
Çoban çantası asılı ihtiyar meşe dalına,
Köpeği de uyuyor şu serilen otun yanında.
Çimenler öyle taze ki yalın ayak basasım var,
Çiçekleri koklayarak rüzgarı içimde sayar.
*
Sürüler yolunda sakin meleyerek otlanıyor,
Gönlüm bu pastoral yerde adeta başa dönüyor.
Sarı sıcak gökyüzünde güneş doğayı ısıtır,
Üşüyen böcekleri de ışığıyla uyandırır.
*
İnce bir yel estiğinde dallar narince eğilir,
Ağaçtan düşen yapraklar toprağın üstüne gelir.
Doğa kendi şarkısını fısıldar bütün canlıya,
Selam verir uçan kuşlar o ağaçlı yeşil yola.
*
Vadi boyu uzanıyor ovada sarı başaklar,
Toprak elmas gibi değer içinde umut kucaklar.
Dere tepe dolaştığım çocukluk anılarım var,
Bu doğanın kucağında hiç üşümezdi ayaklar.
*
Pınarların gözesinden tatlı tatlı sular içen,
O eski günleri anar bahar gelip doğa seçen.
İkindi vakti gölgeler uzadıkça orman uyur,
Esen rüzgar meşelerde kendine bir yuva bulur.
*
Gece olunca dışarı yıldızlarla doluverir,
Ateş böcekleri uçar ışıkla ormana girer.
Kurbağalar sazlıklarda koro halinde ötüyor,
Ay ışığı derelerde gümüş gibi yakışıyor.
*
Gecenin sessizliğine bülbülün sesi karıştı,
Aşkı anlatan şarkısı doğanın ruhuna sızdı.
Doğadaki bu güzellik hiçbir yapıda bulunmaz,
Yeşilin her bir tonunu taşıyan orman hiç solmaz.
*
İlk baharın gelişiyle yeniden canlanır doğa,
Bütün ovalar dağ başı benzer eşsiz bir masala.
Ben insan olarak aciz bu manzaranın önünde,
Saygıyla eğilip durdum bu muhteşem kır gününde.
*
Rüzgar uğuldar dağlarda serin biçimde esiyor,
Bulutlar yavaş yavaşa tepeleri de geçiyor.
Koyunların yuvasına doğru gittiği patika,
İnce bir toz kalkıyordu o ince toprak yolunda.
*
Bir kaplumbağa yavaşça yolun karşısına geçer,
Ağaçtaki sincap o an elindeki cevizi yer.
Hayat ormanda her zaman sade bir ritimle akar,
Şehrin o gürültüsü de doğadan uzakta kalır.
*
İnsan burada kendini evrenin kalbinde sanır,
Yeşilliklerin içinde kendine bir huzur arar.
Uzaktan dere sesi de kulağıma narin gelir,
Bu ses benim yüreğime anlatılmaz sevinç verir.
*
Gökte uçan bir şahinin açık kanatları parlar,
Avını arayan gözü topraktaki otu tarar.
Doğanın bu dengesinde kusursuz bir işleyiş var,
Hem vahşi hem de çok narin biçimde akar zamanlar.
*
Pastoral bir resim gibi duruyor karşımda orman,
Güneş batıya dönerken kızıla boyandı her yan.
Çoban sonunda köyüne doğru sürüyor akını,
Bu güzel bahar gününün damağımda kaldı tadı.
*
Gece olunca tepeler siyahın içine daldı,
Uzakta ateşler yandı akşam serinliği kaldı.
İnce bir yağmur başladı toprak kokusu yayıldı,
Doğanın bu şahanesi herkesin aklını aldı.
*
Bir baykuş sesi ötüyor gecenin karanlığında,
Suların sesi coşuyor derenin akışlarında.
Sabah ışığı çıkmadan doğa uyuyor öylece,
Bu eşsiz bahar rüyası devam edecek hep gece.
*
Yarın yine o güneşle bütün kırlar uyanacak,
Koyunlar meleyip durur tatlı otlarla doyarak.
Çoban yine kaval çalıp o dereye inecektir,
Pastoral doğa bizleri sevince bürüyecektir.
*
Gönül ister ki bu kırlar ebediyen yeşil kalsın,
İnsanoğlu bu doğadan kendine bir hisse alsın.
Kuşların ötüşü ile açan çiçekleri görsün,
Şehrin o gürültüsünden kaçıp burada dem sürsün.
*
Vadiler nehirler bağlar belini doğanın her an,
Çocuklar oynasın hep şen kırlarda gülümsesin can.
Bu şiir burada bitsin kırların övgüsü ile,
Selam olsun bütün yeşil ovalara sevgi ile.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 3.07.2026 08:12:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!