Ellinci yaşımda nice manzaralar gördüm,
Ama hiçbir şey vermez senin heyecanını.
Çiçekli dağların düşer aklıma,
Zihnimde filizlenir yeni hayallerin.
Bir öttü mü guguk kuşu!
Durulur mu yürek artık?
Vakti gelmiştir çoktan,
Dededen kalan göç yolculuğunun.
Yolcular yüklerini toplar,
Ağır ağır dizilir kağnılara.
Mazı sesleri yayılır ovaya,
Gıcırtılar türkü olur yayla yollarında.
Uyku girmez gözlerime o günlerde.
Kulaklarımda çınlar eski sesler.
Dumanlı dağların uğultusu sanki,
Adım adım çağırır beni.
Çay Tepesi çalar ıslığını uzaktan,
Açar kollarını ufuklar boyunca.
Koşup varmak isterim yanına,
Çocukluğumun saklı yamaçlarına.
Saçlarında görünür öbek öbek
Kıştan kalma kederlerim.
Kartalların yurdu o yüce dağlar,
En sert rüzgâra karşı dimdik durur.
Yanık tenli yaylalar soğuğa aldırmaz,
Kardelenler üşümez kar dibinde.
Özgür yaşamak ne güzel şeydir;
Rüzgâr horon teper avu gülleriyle.
Dağlar çağırdıkça içimde bir ses,
Yollar düşer yine yüreğime.
Ne kadar uzak kalsam da senden,
Bir yanım hep yaylada yaşar.
S. GÖL
Kayıt Tarihi : 30.05.2023 21:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!