Vakit; güneşin kırmızıya boyandığı bir andı
Bir sessizlik vardı, kimseler geçmiyordu
Biraz düşünceli bir haldeydim biraz da hüzünlü
Ama bir teslimiyet arifesinde
Bir kabulleniş başlangıcındaydım
Kaşkolu başında yüz elli kilosunda
Kaşları kalın bıyıkları kadar
Gözleri görmez kulakları sağır
Laftan da anlamaz recep abla
Gözlükleri kocaman karanlıktan korkar
Senin kokunu aldım bu gece
Ağladım aşkınla doymam bu gece
Gönlümü verdim Efendim size
Hep muhtacım yandım ben size
Yeşil Kubbe nurlanmış
Saklarım hep seni
İçimden derine
Koyamam kimseyi
Ben senin yerine
Neyine vuruldun
Sen beni anlamadın, beni dinlemedin
Kapıyı çarparken beni düşünmedin
Çıkıp giderken gözünde yaşlarla seni düşünmedim
Kapının ardında gözüm yaşlarla bırakıp gittin, hiç mi düşünmedin?
Sen bilmezsin beni bilmezsin
Gelirim demiştin giderken
Bekliyorum gel daha erken
Yeniden umudum olur musun
Ölürüm demiştim giderken
Bir tek seni sevdim harbiden
Ben sensiz susuz açmayan gül gibiyim
Derdim çaremden çok çaresiz biriyim
Günüm sensiz güneşsiz karanlık gece gibi
Efkarım sabrımdan çok sabırsız biriyim
Hasretini dağlara, dağlara söyledim
Sıralandı kalbimde hüzünlerim
Aklımdan çıkmıyor yar gözlerin
Yıldızlara bakıp seni düşlerim
Seni düşününce keyfim geliyor
Yarına mı kaldık
Seni gördüm göreli yar
Yürek mecnun kafam duman
Her satırda adın yazar
Gönül defterimde sevdam
Yıkılan duygularım var
Rüzgarlara kapıldım
Senin gözlerinde yar
Görenler aşık dedi
Bilmeyen deli dedi
Sonra zaman ayırdı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!