Sırtımda dünden kalma bir hançer yarası,
Gözlerimde bir kentin dumanlı manzarası...
Şimdi hangi lügatta aranır bu vefasızlığın karası?
Canımı yoluna adadım, bir adım gelmedin
Gül diye göğsüme bastım, kıymet bilmedin.
Fırtınalarında sana kalkan oldum da
Sen bir kere gülmedin.
Güneşi getirsem önüne, neden sıcak dersin
Bin bahar sunsam ruhuna, güz nerede dersin.
Ben kendimi senin için ateşe atmışken bile,
Dumanımdan şikayet eder, sönmemi istersin
Gölgenle savaştın, benimle vuruştun,
Kendi yalanında kendin yoruldun.
Bütün kusurları bende topladın,
Sütten çıkmış ak kaşık mı oluverdin?
Düşün her şeyi, suçlu ben miyim?
Kuruyan bir yaprak, dalda nem miyim?
Şikayet etmediğin tek bir an yok,
Ben senin ömründe bir cehennem miyim
Sanki ben senin için kendimden vazgeçerken, sen benden vazgeçmek için bahaneler biriktirmişsin.
Sanki ben senin karanlığını aydınlatmaya çalıştıkça, sen benim ışığımdan nefret etmişsin.
Emeği hiçe saymak senin en kolay yanındı
Ziyan ettiğin bu yürek, aslında tek sığınağındı
Her sabah güneşi saçlarına dolayıp getirdim de
Ben sana yine yaranamadım...
Denizdim ruhuna dinginlik verdim,
Dağ idim, rüzgara göğsümü gerdim.
Ben senin önüne bir ömür serdim
Kulun oldum,kölen oldum her düştüğünde elin oldum, yine yaranamadım...
Zehir sundun şifa niyetine içtim, yine de senin gözünde aklanamadım.
Her kusurunu sevap diye bağrıma bastım, bir tek benim doğruma katlanamadın.
O çok sevdiğin bahanelerini, ör kalbinin üzerine
Bak bakalım, kim sarılacak o buz kesmiş ellerine?
Ne yaptıysam olmadı sen bana hiç dayanamadın
Ne yaptıysam olmadı ben sana hiç yaranamadım...
Kayıt Tarihi : 13.04.2026 21:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




beğeni ile okudum
TÜM YORUMLAR (1)