Kaskatı bir sessizlik seçmiştim o akşam duvardan,
Çerçevesine sıkışmış mağrur bir kadın portresi...
Yüzünün çizgilerine yapıştırmıştım bakışlarımı,
Gözlerindeki o donmuş nehre odaklamıştım zihnimi.
Dünya dönsün varsın, ben durduğum yerde kalmıştım,
Zamanın eriyip aktığını seyretmiştim o loş odada.
Önce hatları silinmişti etrafından, rengi solmuştu odanın,
Sadece o tuvaldeki gölge kalmıştı evrende, bir de ben.
Sonra, o boşlukta kendi ellerimle var ettiğim,
Hücre hücre, nefes nefes benim yarattığım o cansız resmin,
Ahşap çerçevesini kırıp gizlice,
Bana doğru koştuğunu sanmıştım.
Dudaklarındaki o alaycı, o bıçak sırtı "deli" fısıltısı...
Bakışlarına çöken o buzdan şaşkınlığı infaz et şimdi.
Kör bir tuvali bile duvarından söküp yürüten bendim;
Kendi yarattığı serapta boğulan o adamı iyi tanı.
Ben hiç yoktan bir menzil uydururum da kendime,
Kollarımı açıp o uçsuz bucak boşluğu kucaklarım böyle.
Sen ister bir adım at, ister gölgende kal;
Bu kurak bozkırı ateşe veren rüzgâr senin değil.
Şaşırma, çek gözlerindeki o hayret perdesini;
Mülkiyeti bendedir bu amansız yangının.
Aşk benimdir,
Benimdir bu asil delilik.
Kayıt Tarihi : 28.06.2008 01:09:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Odakla, yapıştır bakışlarını.
Öylece saatlerce kal.
Yoktan var ettiğin noktanın
Sana doğru koştuğunu,
Sanacaksın.
Sonra birazcık düşünürsen.
Sana kollarımı niye açtığımı,
Anlayacaksın...
tebrikler...
Cansın Erol
TÜM YORUMLAR (11)