Yalanın Gölgesinde
Bir zamanlar kuşların ötüşü yankılanırdı aramızda,
Ama yıkılan aşkın suskunluğunda, gölgeler sarardı tüm bahçeleri.
Gözlerimizde bin yalan dolanırdı, bir gerçek kadar ağır,
Ve kırılan bardağın parçalarında yankılanırdı geçmişin yası.
Hangi suyla yıkasak ellerimizi, hangi düşle temizlesek ruhumuzu,
Çatlaklardan sızan acı, damlalar halinde düşerdi üzerimize.
Bir zamanlar, titreyen dallar kadar narin dokunuşlar vardı aramızda,
Şimdi ise karanlık bulutların ağır yükü altında eğilir başlarımız.
Kuşlar tutsak, kanatları kırık, gökyüzü sessiz,
Ve her sözcük bir hançer gibi saplanır aramıza, keskin ve derin.
Bir yalanın gölgesinde, kaybolmuş bakışların ardında,
Sonsuz bir yalnızlık, tüm duvarlarda yankılanır.
Toprağın altından yükselen uğultular duyulur geceleri,
Unutulmuş sevdaların sessiz çığlıkları gibi yankılanan.
Yıkılan aşkın külleri, rüzgarla savrulurken,
Kırık bardaklarla dolu bir odada yankılanır adımlarımız.
Ve her damla, her çarpışmada, bir anıyı taşır içimizde,
Ağır ve karanlık, derinlerde bir yerde saklı.
Gölgelerden doğan bir sabahın serinliğinde,
Bir kez daha yankılanır kuşların ötüşü belki de,
Ama biliriz ki, bir kez kırıldığında bardak,
Asla yeniden dolmaz, asla yeniden akmaz içimizde.
Bu sonsuz karanlık, bu sessizlik, bir şiir gibi dağılır
Ve biz, yalanın gölgesinde, kırık bardakları toplarız.
Gözlerimizde bin yalan, kalbimizde bir gerçek kadar ağır,
Ve hiçbir kelime, hiçbir dokunuş temizleyemez ruhumuzu.
Kırılan bardaktan su içilmez, der aklımız,
Ama yine de eğiliriz, bir damla umut uğruna.
Ve belki de orada, o kırık parçaların arasında,
Hala saklı bir ahenk, bir yankı, bir umut Belkide Kendimizi buluruz...
Kayıt Tarihi : 28.06.2026 00:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!