Özenle yoğrulduk yalan ağında,
Zihinler bulandı gafletimizden,
Tutsak edildik biz çağın dağında,
Ruhumuz karardı hasretimizden.
*
Zahiri neşenin sahtedir tacı,
Özünden ayrılan çeker hep acı,
Çorak mekanlarda açmaz ağacı,
Vicdanı sızlatan yollar göründü.
*
Tanı yoldaşını, sırrını sakla,
Ölç tart niyetini, beyninden yokla,
Yaklaşma zalime zehirli okla,
Servete tapmayan canlara sarıl.
*
Dağların ucunda rüzgarlar eser,
Keskin fırtınalar yolunu keser,
Soğuktan donanlar toprağa küser,
Fedai canını vatana adar.
*
Gökyüzü kararır, umutlar biter,
Baykuşlar tünemiş çatıda öter,
Dertlerin acısı zehirden beter,
Kartallar yılanı avlayıp yutar.
*
Aynalar yalancı, suretler kara,
Gönüller içinde açılmış yara,
Düşmüşüz amansız, karanlık dara,
Gaflet uykusundan uyanmak gerek.
*
Doğrunun peşinde koşmalı yaya,
Başını eğmeden bakmalı aya,
Salimen basmalı kuru kayaya,
İrfan pınarıdır ruhun gıdası.
*
İlmek ilmek ördük solmayan gülü,
Rüzgara bıraktık savrulan külü,
Şefkatle yeşerttik kuruyan çölü,
Gelecek günlere aydınlık saçtık.
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 11:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!