Yine sardı sarmaladı içimi bir kabus
Kaybolmadı gitti gençliğimin sıkıntıları
Her şey yarım kaldı, her şey mazide umut
Unut diyorsun desene; boşuna yaşıyorsun!
Döndügüm kıblem, yakardığım bir Yaradan
Serpilir içime gecenin ıssız sessizliği
Çınlar da kulaklarım yokluğunda, yana yana ağlarım...
Bir gülün kokusu kadar sürse de sevinçler
Dört mevsimin güzellikleri kadardır ömür.
2005
Gün yine o gün, seni ilk gördügüm gün
Çöreklendi gönlüme yığınla hüzün, keder
Ahlarım arşa erdi, ben sana eremedim
Günümü nasıl yaşıyorum ah bir görebilsen
Sabır denizinin kıyılarında amansız med-cezir.
Ben "Seni sevmiyorum" diye sana söylersem
Bakma yüzüme güzelim, aldırıp inanma bana
Çünkü gözlerimin içinde bir göz var sana bakan
İçine hapsettigim seni bile ben göremiyorum..
Sen "umurumda değil" diye bana söylersen eğer
Sen dolunca gönüllere, yaşanmamış hayatlar bahşediliyor
Bahsedilen ismin, bir zikir gibi hergün dillerde...
Ben bugün senin aşkından körkütük sarhoşum
Gezerim orada burada, kendimi hiç bilmeden
Ne günün tadını alırım, ne de dünün, yarın mı
Aklım yitik, beynimi kemiren düşünceler içinde.
Sararan Yapraklar Gibi, Soluyorsun Hayallerimde
Hep sendin aradığım, bundan öncede
Yokluğun yanımda, kalmamışlığın durur
Halim perme perişan, avare gibi gezerim
Aradığım hayallerde bile yoksun, nerdesin?
Seni aramaktan yoruldum, bitkin halim
Mecmun boşuna yandı demek ki çöllerde
Mevsim/siz içimdeki ba/harlar
Amansız iklimler fırtına b/içiyor
Yar güzelligin/e p/aha b/içilmiyor
Ana gibi kutsal, vazgeçilmiyor.
Baştan başa suç
İliklediğimde önümü cebine giren.
Katletmeyi kahırla savsaklıyorsun
Günü birlik ağıtların masumiyetine sığınıp.
Vazgeçeceğin an da neden kayar gözlerin yana
Bir muamma yumağı gibi dokuyorsun günah




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!