Geçen her bir gün...
Yılların birer yansıması gibi.
O kadar uzun gelir ki şu günler...
Görmemek ne kadar da zormuş,
Anladım onu.
Huzurun sesini arar insan yaşamı boyunca,
Mutluluğun resmini çizmek ister yalnız kalınca.
Güneş batar usul usul insanların hüznüne,
Bir kor gibi parlar yüreğinde hissedince.
Yüreğinde taşır her bir hasreti,
Gelene git gidene gel demek olmaz
Bu yürek senden başkasıyla dolmaz
Eğer ki gelirsen yanıma
Gönlümdeki çiçek bir an bile solmaz
Oturdum kitap okuyorum şimdi
Tek istediği şey olduğu gibi olmaktı,
Unuttuğu bir şey varsa o da hayattı.
Gördü daha önce yaşamadığı duyguları,
Bir kayaya toslamıştı adeta onu gördüğünde.
Asla yapmam dediği şeyler yaşattı insana,
Herkes farklı anlamlar yükler hayata,
Kimi acı çeker kimi de takmaz kafaya.
Kimi beş harften ibaret zanneder,
Kimi de iliklerine kadar onu hisseder.
Hayat insana hep aynı gelmez,
Ellerim şimdi bomboş,
Gözlerim yollarda çaresizce...
Bir şiirin en güzel yerinde kesilmesi gibi...
Olmuşum perperişan,
Duygularım darmadağınık,
Aklım firarda,
Eskide kalan hatıraların kırıntılarıyla yaşarken...
Yarım kalmış hayallerin etkisini hissederim.
Keskinleşen duyuların dipsiz gibi gelen uğultuları...
Doluyor hayatıma ve de hayalime.
Hayat ve hayal...
Kıymeti bilinmeyenler yok oldu zamanla,
Uğraştı durdu insanoğlu yalanla dolanla.
Kaybetti her seferinde en değerli hazinesini,
Dünya kurudu, ağaçlar çiçekler sola sola.
Azla yetinmedi fazlasını istedi her seferinde,
Suyun yansımasında gördüm ben o gözleri,
Beynimin içinde yankılanır hasretin sesleri.
Uçurumun kenarına doğru derin bir yolculuk...
Her bir adımda gidiyor özgürlüğe.
Her bir adımda susuyor beynimdeki sesler.
Kağıttan gemiler misali,
İnce bir camdan yapılmış bina gibi,
Tek dalı kalmış bir ağaç gibi,
Yitip giden duyguları...
Kağıttan gemisini almış koymuş okyanusa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!