Bir şair olsaydım eğer,
Bütün sözlerim sen olurdun,
Her gün seni yazar,
Her satırda seni yaşardım.
Ama bir şair değilim ki,
Sadece seni çok seviyorum.
Camdan Haneler
Perdeyi çektikçe adam olurdu eskiler,
Şimdi camdan hanelerde iffet mi kaldı?
Gözden sakınanı "yobaz" saydı cahiller,
Namusu üç-beş beğeniye satanlar çoğaldı.
Ben aşk nedir bilmem.
Eski kafalıyım!
Bir seni bilirim;
Bir de adın geçince, Sıkışan kalbimi...
Lügatlerde aramadım karşılığını,
Bir zamanlar adın, dilimde bir duaydı,
Eşiğinde beklemek, ömre bedel bir sevdaydı.
Yollarını gözlemekten yorgun düşen bu gözler,
Şimdi ufkunda bir toz bile görmeyi istemezler.
Tabip dokunma hiç, yaram derindir,
Bu sızı ruhumun tek ezberidir,
Sanma ki bu sevda dün beşeridir,
Mahşere dek sürer, var gizli kalsın.
Arayıp bulmasın yollarda izimi,
Sultanım;
Yık içimdeki o kavi surları,
Şahi topların ateşiyle...
Yıkılan taşların yerine !
Yeniden kale ören kim?
Deniz nereden bilsin,
İnsanın karada bile boğulduğunu.
Kulaç atmaktan yorulup da
Kendi gölgesinde kaybolduğunu.
Tuzlu sular değil ki ciğeri yakan,
Gün gelir...
Ar hayâ vitrin süsü, edep ise antika,
İtibar ölçülür oldu, cüzdandaki rakamla.
Eskiden söz senetti, mühür vurulmazdı dile,
Şimdi yeminler bolca, ama her iş bir hile.
Adını Koyamadığım Bir Sızı
Hangi pencerenin buğusuna çizsem yüzünü,
Bilirim, yabancı bir el siler izini her sabah.
Sen, bir evin çatısı altında nefes alırken;
Ben, sokaklarında yankılanan o kimsesiz eyvah...
Uyuma konuşalım diyen de seviyordu,
Hadi uyu geç oldu diyen de,
Sadece biri kıyamıyordu,
diğeri doyamıyordu.
Biri sesindeki huzuru, dünyaya değişmiyordu, Diğeri; seni sensiz de sevebileceğine inanıyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!