Nefsin Aynasından Cevap
Sözün haktır, ağaç masum
Lakin insanoğlu çirkin tılsım
Mızrap vuran nefse hasım
Şeytan ruhun kendisinde.
Aşk Fatih’e gemileri karadan yürüten nefes,
Aşk Ferhat’a dağları deldiren heves,
Hem hayati hem abes,
Hem hürriyet hem kafes...
Bir mühürdür kalbe, çözülmez düğüm,
Sana dair ne varsa saklı durur içimde,
Bin hüzün gizli her gülüş biçimde.
Savruldum aşkınla garip bir biçimde,
Ben senin aşkından vazgeçmeyeceğim
Kaderin elinden zehir de içsem,
Bana sorma bilmiyorum!
Nasıl sevdim,
Nasıl bağlandım,
Nasıl seni hayatımın merkezine koydum,
Nasıl herşeyim oldun bilmiyorum...
Git artık, her şeyi koyup bir yana,
İzi kalmasın hiç, bakma arkana.
Terk et hayatımı, elini çek git;
Mezar olsun vuslat, her bir imkana.
Gözlerini al git, sök de bağrımdan,
Bir şair olsaydım eğer,
Bütün sözlerim sen olurdun,
Her gün seni yazar,
Her satırda seni yaşardım.
Ama bir şair değilim ki,
Sadece seni çok seviyorum.
Camdan Haneler
Perdeyi çektikçe adam olurdu eskiler,
Şimdi camdan hanelerde iffet mi kaldı?
Gözden sakınanı "yobaz" saydı cahiller,
Namusu üç-beş beğeniye satanlar çoğaldı.
Anlatırken ağlarım diye anlatamadığım çok şey var,
Kirpiklerime kadar gözyaşı ile doluyum.
Duygularım cümlelerimi tamamlamaya yetmiyor,
Ne güzel günlerdi eskiden...
Kendimi özledim,
Varlığın diyorum,
Hani bir nefeslik mesafe kadar yakın,
Bir ömürlük hasret kadar uzak ya...
Öyle bir şey işte.
Yorulma diye demiyorum,
Bütün kapıları kapattım üzerime,
Anahtarı ise denize attım.
Sana düşen öylece orada durmak,
Bana düşense seni, senden habersiz yaşamak.
Bakma öyle şaşkın şaşkın...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!