Avuçlarım boş
Gecelerim loş
Bilmem kaçıncı kadının
Kaçıncı yalan adının
Ardı sıra yuvarlanışım
Leylim ley
O ki!
Düş gecelerimin yalnızlık türküsü
O yaşayamadığım gençliğim
Lanetli günlerimin amentüsü
Uğruna canımı bile verebileceğim
Ay düşünce geceye
Kendine çekilir bu yürek
Masum bir çocuk gelir de
Alnından öperim gülerek
Kasveti sarar ruhumu
Ne kaldı elimizde ölüm kadar diri
Nerede onun kadar güzel ve sadık bir sevgili
Her şeyi zaman alırken elimizden
Bir soğuk gülüş kadı geriye garip benliğimizden.
Hasret bekleyiştir
Suskun mahpus saralı bir tuhaf özleyiştir
Ne çok yalnızlık var yüreğinde at gitsin
En güzel kızı İzmir in inan ki sensin
Rastlamadım dünyada ben senin eşine
Gizli düşlerin peşinden gidişine
İncecik ve narin yüreğine
Sensiz ve sensiz giriversem bir gece
İki adım arası
Yada gönlümün öbür yarısı
Kadar uzaktın bana
Bahtımın karası
Çağırsam gelmeyecek
Seni
Yetmişli yılların sonunda
Sırtında militan parkasıyla
Görmek vardı aslın da
Yağmurlu bir Ankara akşamında
Atatürk bulvarında
Sen de git haydi
Ve bitsin gece
Zulme kucak açsın gün yine
Duymayayım sesini
Unutacaksın biliyorum
Adım bile kalmayacak aklında
Hep üşüyoruz
Karanlıkta yol bulmak zor
Düştükçe düşüyoruz
Kaç gece
Kaç yürekten doğup
Ansızın bir fırtına kopar
Ne zaman yolunda gitse tüm işler
Ya canım yanar
Ya can yakar
Şu lal olası diller
Vay halime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!