Aç bir kartal keskin gözleri ile
Gözlerini dikmiş bir tarlaya bekliyorken avını sinsice
Kaplumbağa her şeyden habersiz devam ediyordu yine
Çileli ve uzunca yürüyüşüne.............................................
Ah zalim acımasız kartal nasılda onca uzaktan alçalıp ta
Süzülerek geldin yanına ve pençelerini takıp kabuğuna
Sabahın henüz ilk ışıkları
Güneş yeni yeni doğmakta
Seni az önce uyuttum
Penceremin önüne yalnızlığımı
Ve kurumuş ekmekleri
Göz yaşımla
Hasreti ile durmadan yandığım tek sensin
Umutlarım kadar sonsuz ve kalıcı
Sevdam kadar belki de daha güzelsin
Sen kadınım sen sen başımın tacı
Yaşamakta sen kadar güzel olsaydı
Tanrım bir çare ver şu kuluna
Tüm dertleri derman bulmasa da olur
Tanrım
Bir sabah ver şu kuluna
Güneşi doğmasa da olur
Tanrım
Yollar;
Hem yalnızlıktır hem uzak
Bilirim anlamazlar
Karanlıklarda pusu kuranlar
Gideni değil döneni vururlar
kör karanlıkları değilse de bitirdim yüreğimde
ay yüzlü sevgiliyi,
yalanda olsa heba ettiğim gençliğimi
veripte gitmek isterdim ellerine
binlerce kez yemin edipte bir kere daha
tekrar tekrar boynumu büküp yaktığım sigara olsaydın
Dilimde eski bir türkü
Yüreğimde sevdan
Ve deli bir heyecan
Kıpır kıpırım
Başımın üstünde gök yüzü
Durmadan kayan
Artık yorgunluğumuzun
Gel seslerine takılıp kaldı
Giden otobüslerin ardından
Sallanan eller gibi
Boynu bükük yüreklerimiz
Kuşların kanadında
Uykudasın
Melek edasında
Sanma yalnızsın
Biraz huzursuz olsa da
Rüya bu alışmalısın
Kapatın
Kim açtı bu şehrin
Gece gece kapılarını
Hangi sevda bezirganı
Yine satışa sundu
ölü aşklarımızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!