Nankörler yuva yıkarsa,
Toklar yerken aç bakarsa,
Hal bilmez kulak tıkarsa,
Bundan hayır beklenirmi.
Gerçekleri gör gözünen,
Çoktan dağlarımı duman bürümüş,
Yaprağım sararmış dalım kurumuş,
Sendede bir acayip inat var imiş,
Çaldın beni taştan taşa muhanet.
Maskara oldum çoluk çocuk toruna,
Kara kaşlım bal dudaklım,
Her zaman kalbimde saklım,
Sende kaldı benim aklım,
Cennetine götür beni.
Başında vardır al yazma,
İyi günde gram gram yediler,
Fırsatçılar arsız nankör adiler,
Yoksa derde derman ölüm dediler,
Zordur dostum çıkış yolu yok başka.
Beni bana bırakmıyor inadım,
Korkutur tazyikli suyla,
Bu rezalet nedir böyle,
Allah'ım sen islah eyle,
Meşhur biber gazı meşhur.
Bizim beyler peşin satar,
Alır koku eder takip,
Yoktur sana başka rakip,
Gezdirirler zincir takıp,
Kuyruk sallar minos köpek.
Yazdım birisine sakın alınman,
Kem dilinle bana yüksün,
Çok güzelsin civeleksin,
Meleklerdende Meleksin,
Küfür sana yakışmıyor.
Güzeller hep olur nazlı,
Kurtuluş yok ansızın gelirse ölüm,
Kuruttu doğayı inatçı bilim,
İnanmazsan gel gör perişan halim,
Lafla peynir gemisi yürümez dostum.
Benim işim olmaz dostu satmakla,
Sanki Paşa sanki Ağa,
Diyorki kalk ayağa,
İt büyümüş bayağa,
Be şerefsiz sen kimsin.
Ne demek kalk ayağa.
Daha dün beraber koyun güderdik,
Dertleşirdik bu haâl nolacak derdik,
Yıllar sonra işte bu hâli gördük,
Sefil Ahmet Sefil Mehmet değişmiş.
Bende dokuz aylık tabiki oda,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!